EĞİTİMCİ, ŞAİR, YAZAR TURAN KAYIKÇI'NIN YAZISI: "VİCDAN ZORBALIĞINA KARŞI"
10/1/2025
VİCDAN ZORBALIĞINA KARŞI
Stefan Zwein’in monografi eseri Almanca aslından Türkçe’ ye çevrilmiştir. 15. Yüzyılın sonlarında Martin Luther İncil’i Latinceden Almancaya tercüme denice Papa onu aforoz eder. Luther’ de aforoz kâğıdın yakarak protesto edip taraftar bulunca Avrupa’da Protestanlık diye bir mezhep ortaya çıkar. Calvin, 1535 yılında Kilise vaizi olarak, “Hristiyan Dinin bağlayıcı ilkeleri” kitabını yayımlar. Böylece onun tek adamlığını yücelten diğer vaizler, devletin en üst makamlarından en alt makamlara emir verebilirler. Bu anlayışla demokratik cumhuriyeti, teokratik bir diktatörlüğe dönüştürecektir. Böylece kural tanımazlık doğmaya, özgürlük diktaya, coşku kaba bir norma dönüşür. Protestan Calvin, 1536 yılında dostu Farel’in yapmak istediği ama yapamadığı zorbalıkları yaparak Cenevre’de Protestanlığı yaymış ve güç kazanmıştır. Müziği, kiliseleri süsleyen dini resimleri, tiyatroyu, eğlenceyi, insanların gösterişli giyim kuşamını yasaklar. Halkın baskısıyla kanton meclisince kovulmuş, sonradan yalvar yakar geri çağrılmıştır. Calvin, daha güçlü bir şekilde dönünce İncil’e aykırı bulduğu insan ruhunu besleyen ne kadar güzellik varsa yasaklamıştır.
Kanton Meclisini zorla kendi emirlerini uygulama organı olarak olmaya indirger. Calvin, Tanrı adına hareket ettiğine inanır. Kimseye kararlarını, eleştirmeye izin vermez. Calvin’e karşı çıkan ve onun despotluğuna boyun eğmeyen teologlardan bir de İspanyol Serveto’dur.Serveto, aslında iyi bir teoloji eğitimi almamıştır. Meraklı ama sistematik düşünemez. Düşüncelerini önderlerin anlayamadığını sanıp bir kitap yazar. Kitap tepkiyle karşılanır canını kurtarmak için adını değiştirip Fransa’ya kaçar. Düzeltmen olarak çalışırken basılmakta olan bir tıp kitabından bir şeyler öğrenmiş, teoloji konusunda kendisini geliştirmiştir. Bir ara Viyana’da Başpiskaposun hekimliğini yapar. Teoloji merakını yenemeyip 700 sayfalık kitap yazar Hristiyanlıktaki “teslis” (baba, oğul, kutsal ruh)ile çocuk vaftizinin doğru olmadığını söyleyince tepkiyle karşılanır. Ayrıca kutsal kitabın herkes kendince yorumlayabileceğini bunu hoşgörüyle karşılanması gerektiğini öne sürünce “sapkın” olarak nitelenir. Serveto, bir şekilde tutuklanır, cezaevinden kaçar. Bu sefer Calvin’in vaizliğini yaptığı kiliseye gelir. Calvin gökte ararken Serveto’yu yerde bulur. Zincirlenerek tutuklanır. Bu kez Kanton meclisindeyakılarak öldürülmesi için Calvin’de yetkisi olmadığı halde karar vermede yer alır ve Serveto’nun hiçbir suçu olmadan yakılarak öldürülmesi onaylanır.zincirlenip demir kazığa bağlanarak odun yığını içinde yakılarak öldürülür.
Serveto’ nun yakılarak öldürülmesi çağdaşlarınca tepkiyle karşılanır. Bu gaddarca eylem arasından birisi çıkar dünyanın uyur görünen vicdanını uyandırır. Calvin, Serveto’nun yakılmasının tepkilerini önlemek ve yakılmanın haklılığını “İtham ediyorum “ diye bir kitap yazar. Castellio bu kitaptaki savunmayı çürüten bir yazı yazar. Yazısında savunmanın yanlışlığını Calvin’in cümleleriyle kanıtlar. Serveto’nun ölümü için hiçbir suç açıklanmadığı sadece Calvin’in görüşleri dışında yorum yaptığı için yetkisiz bir kurulca idam edildiği belirtilir. Casellio’nun yazısı sansüre uğrar ve devlet gücüyle basımı engellenir. Bu yazı ancak yüzyıl sonra basılabilecektir. Fransa’dan ve başka yerlerden gelen göçmenler yurttaşlığa alınır. Yerlilerle göçmenler arasında sokak savaşları yaşanır 7,8 bin kişinin öldüğünü tarih yazar. Calvin gittikçe sertleşir. Mecliste çoğunluğu sağlamak için Fransa’dan ve başka yerlerden göçmenleri yurttaşlığa alır.Alman reformcu Melanchaton Castellio’ya onu övücü mektup yazar. Bu mektup hümanistler arasında destek bulur. Calvin’e onu rahat bırakılması önerilir. Calvin, Castellio’yu gözden düşürmek için hırsızlık dâhil birçok iftirayla suçlar. Castellio, vicdan adına ölümü göze alarak ona meydan okur. Calvin’in amacı onu mahkemeye çıkarıp suçlu göstermektir. Calvin amacına ulaşmadan, Casellio eceliyle ölür.
Son Söz: Dünya özgürlük ve neşeyle dolup yüreklenmezse verimsiz olur. Yaratıcılıktan uzak düşer ve katı sistemlerde hayat donup kalır. Özellikle hoşgörüsüzlüğün nüfus etmiş olması gereken ülkeler şaşırtıcı biçimde hoşgörünün Avrupa’daki ilk serbest sığınağı olduğu görülür. Nerede Calvin’ in dini kanunu olmuşsa, orada Castellio’nun fikirleri hayata geçer. Bizde bir olay olduğunda dosyaya hemen “erişim yasağı getirilir. Serveto olayında yapılan eleştiriler “saçmalık, yanılgı, yalan, sapkınlık, Tanrı’ya küfür” olarak değerlendirilir.
Tarihi süreçlerde her zaman bütün Zülümkar Calvinlere karşı bir Castellio ayağa kalkar. İktidarın bütün zorbalığına karşı düşüncenin mutlak bağımsızlığını savunur.
Hristiyanlığın Kilise egemenliği J. J. Rousseau’nun düşünceleriyle sone ermeye başlamış. 1789 Fransız Devrimiyle perçinlenmiştir.
1535 yıllarda devlet yönetimi yargıya doğrudan müdahil olurken, günümüzde ise dolaylı olarak ya da post modern bir şeklide müdahil olduğunu görmekteyiz.Geçmişte yaşananlara bakılıncagünümüzle bir özdeşleşme olduğunu görmekteyiz.
VİCDAN ZORBALIĞINA KARŞI
Stefan Zwein’in monografi eseri Almanca aslından Türkçe’ ye çevrilmiştir. 15. Yüzyılın sonlarında Martin Luther İncil’i Latinceden Almancaya tercüme denice Papa onu aforoz eder. Luther’ de aforoz kâğıdın yakarak protesto edip taraftar bulunca Avrupa’da Protestanlık diye bir mezhep ortaya çıkar. Calvin, 1535 yılında Kilise vaizi olarak, “Hristiyan Dinin bağlayıcı ilkeleri” kitabını yayımlar. Böylece onun tek adamlığını yücelten diğer vaizler, devletin en üst makamlarından en alt makamlara emir verebilirler. Bu anlayışla demokratik cumhuriyeti, teokratik bir diktatörlüğe dönüştürecektir. Böylece kural tanımazlık doğmaya, özgürlük diktaya, coşku kaba bir norma dönüşür. Protestan Calvin, 1536 yılında dostu Farel’in yapmak istediği ama yapamadığı zorbalıkları yaparak Cenevre’de Protestanlığı yaymış ve güç kazanmıştır. Müziği, kiliseleri süsleyen dini resimleri, tiyatroyu, eğlenceyi, insanların gösterişli giyim kuşamını yasaklar. Halkın baskısıyla kanton meclisince kovulmuş, sonradan yalvar yakar geri çağrılmıştır. Calvin, daha güçlü bir şekilde dönünce İncil’e aykırı bulduğu insan ruhunu besleyen ne kadar güzellik varsa yasaklamıştır.
Kanton Meclisini zorla kendi emirlerini uygulama organı olarak olmaya indirger. Calvin, Tanrı adına hareket ettiğine inanır. Kimseye kararlarını, eleştirmeye izin vermez. Calvin’e karşı çıkan ve onun despotluğuna boyun eğmeyen teologlardan bir de İspanyol Serveto’dur. Serveto, aslında iyi bir teoloji eğitimi almamıştır. Meraklı ama sistematik düşünemez. Düşüncelerini önderlerin anlayamadığını sanıp bir kitap yazar. Kitap tepkiyle karşılanır canını kurtarmak için adını değiştirip Fransa’ya kaçar. Düzeltmen olarak çalışırken basılmakta olan bir tıp kitabından bir şeyler öğrenmiş, teoloji konusunda kendisini geliştirmiştir. Bir ara Viyana’da Başpiskaposun hekimliğini yapar. Teoloji merakını yenemeyip 700 sayfalık kitap yazar Hristiyanlıktaki “teslis” (baba, oğul, kutsal ruh) ile çocuk vaftizinin doğru olmadığını söyleyince tepkiyle karşılanır. Ayrıca kutsal kitabın herkes kendince yorumlayabileceğini bunu hoşgörüyle karşılanması gerektiğini öne sürünce “sapkın” olarak nitelenir. Serveto, bir şekilde tutuklanır, cezaevinden kaçar. Bu sefer Calvin’in vaizliğini yaptığı kiliseye gelir. Calvin gökte ararken Serveto’yu yerde bulur. Zincirlenerek tutuklanır. Bu kez Kanton meclisinde yakılarak öldürülmesi için Calvin’de yetkisi olmadığı halde karar vermede yer alır ve Serveto’nun hiçbir suçu olmadan yakılarak öldürülmesi onaylanır. zincirlenip demir kazığa bağlanarak odun yığını içinde yakılarak öldürülür.
Serveto’ nun yakılarak öldürülmesi çağdaşlarınca tepkiyle karşılanır. Bu gaddarca eylem arasından birisi çıkar dünyanın uyur görünen vicdanını uyandırır. Calvin, Serveto’nun yakılmasının tepkilerini önlemek ve yakılmanın haklılığını “İtham ediyorum “ diye bir kitap yazar. Castellio bu kitaptaki savunmayı çürüten bir yazı yazar. Yazısında savunmanın yanlışlığını Calvin’in cümleleriyle kanıtlar. Serveto’nun ölümü için hiçbir suç açıklanmadığı sadece Calvin’in görüşleri dışında yorum yaptığı için yetkisiz bir kurulca idam edildiği belirtilir. Casellio’nun yazısı sansüre uğrar ve devlet gücüyle basımı engellenir. Bu yazı ancak yüzyıl sonra basılabilecektir. Fransa’dan ve başka yerlerden gelen göçmenler yurttaşlığa alınır. Yerlilerle göçmenler arasında sokak savaşları yaşanır 7,8 bin kişinin öldüğünü tarih yazar. Calvin gittikçe sertleşir. Mecliste çoğunluğu sağlamak için Fransa’dan ve başka yerlerden göçmenleri yurttaşlığa alır. Alman reformcu Melanchaton Castellio’ya onu övücü mektup yazar. Bu mektup hümanistler arasında destek bulur. Calvin’e onu rahat bırakılması önerilir. Calvin, Castellio’yu gözden düşürmek için hırsızlık dâhil birçok iftirayla suçlar. Castellio, vicdan adına ölümü göze alarak ona meydan okur. Calvin’in amacı onu mahkemeye çıkarıp suçlu göstermektir. Calvin amacına ulaşmadan, Casellio eceliyle ölür.
Son Söz: Dünya özgürlük ve neşeyle dolup yüreklenmezse verimsiz olur. Yaratıcılıktan uzak düşer ve katı sistemlerde hayat donup kalır. Özellikle hoşgörüsüzlüğün nüfus etmiş olması gereken ülkeler şaşırtıcı biçimde hoşgörünün Avrupa’daki ilk serbest sığınağı olduğu görülür. Nerede Calvin’ in dini kanunu olmuşsa, orada Castellio’nun fikirleri hayata geçer. Bizde bir olay olduğunda dosyaya hemen “erişim yasağı getirilir. Serveto olayında yapılan eleştiriler “saçmalık, yanılgı, yalan, sapkınlık, Tanrı’ya küfür” olarak değerlendirilir.
Tarihi süreçlerde her zaman bütün Zülümkar Calvinlere karşı bir Castellio ayağa kalkar. İktidarın bütün zorbalığına karşı düşüncenin mutlak bağımsızlığını savunur.
Hristiyanlığın Kilise egemenliği J. J. Rousseau’nun düşünceleriyle sone ermeye başlamış. 1789 Fransız Devrimiyle perçinlenmiştir.
1535 yıllarda devlet yönetimi yargıya doğrudan müdahil olurken, günümüzde ise dolaylı olarak ya da post modern bir şeklide müdahil olduğunu görmekteyiz. Geçmişte yaşananlara bakılınca günümüzle bir özdeşleşme olduğunu görmekteyiz.
TURAN KAYIKÇI
cinaraltikultursanat@gmail.com