HAKAN KOÇAR YAZDI: "BİR YANGININ DUMANI 8 MART"


BİR YANGININ DUMANI
8 MART
8 Mart gelince,
Her yerde çiçekler, mesajlar, sosyal medya paylaşımları…
İyi de,
Bu günün hikâyesi öyle çiçekli böcekli değildir.
Hatta oldukça acı bir hikâyedir.
Tarih 1857.
Yer New York.
Bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçiler…
Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler, ağır şartlar…
Bir gün greve çıkarlar.
Kapılar kapatılır.
Sonra bir yangın çıkar.
İçeride kalan 129 kadın işçi yanarak ölür.
Evet…
Bugün çiçek verdiğimiz günün başlangıcında,
bir fabrikanın dumanı vardır.
Sonra yıllar geçer.
1910 yılında Alman bir kadın çıkıp der ki:
“Bu kadınlar unutulmamalı.”
O kadının adı Clara Zetkin’dir.
İşte böyle doğar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.
Yani bu günün mayasında biraz acı, biraz isyan, biraz da adalet arayışı vardır.
***
Gelelim bize…
Bizim tarihimizde kadın meselesi biraz farklıdır.
Türkler Orta Asya’da devlet kurarken kadınlar çadırın içinde oturmazdı.
Kurultayda söz söylerdi.
Hakan bir emir yayımladığında çoğu zaman şu ifade yazardı:
“Hakan ve Hatun buyuruyor ki…”
Yani devlet yönetiminde kadın vardı.
At binerdi.
Savaşa giderdi.
Mesela Tomris Hatun…
Pers İmparatoru Kiros’u yenen bir hükümdardır.
Demek ki Türk tarihinde kadın sadece evin direği değil, gerektiğinde devletin de direğidir.
***
Sonra geldik Anadolu’ya…
Bir gün memleket işgal edildi.
Erkekler cepheye gitti.
Ama cephe sadece silahla tutulmaz.
Cephane gerekir.
İşte o cephaneyi taşıyanlar kimdi?
Kağnıların başındaki kadınlar…
Soğukta yürüyen, çamurda yürüyen,
yeri geldiğinde evladını sırtında taşıyan kadınlar…
Nene Hatun…
Halide Edib…
Nezahat Onbaşı…
Bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk bir gün şöyle demiştir:
"Dünyada hiçbir milletin kadını, 'Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim' diyemez"…
***
Bugüne gelince
Şimdi 8 Mart geldi çattı…
Mesajlar yazılıyor.
Çiçekler veriliyor.
İyi güzel…
Ama insan bazen düşünmeden edemiyor.
Bir toplum kadınlarını yılda bir gün mü hatırlar?
Kadına saygı takvim işi değildir.
Mesele kadın ile erkeğin kavgası da değildir.
Bu mesele bir medeniyet meselesidir.
Çünkü kadın ile erkek rakip değildir.
Biri olmadan öteki eksiktir.
Toplum bir kuş gibidir.
Bir kanadı kadın, bir kanadı erkek.
Tek kanatla uçmaya çalışan toplumlar fazla yükselemez.
***
Son Söz…
8 Mart geldiğinde çiçek vermek güzeldir.
Ama asıl güzel olan şudur:
Kadına saygıyı bir güne değil,
bir hayata yayabilmek.
Çünkü…
Kadınların saygı gördüğü bir yerde,
insanlık biraz daha büyür.
Ve bir toplumun gerçek seviyesi…
Kadınlarına nasıl baktığında ortaya çıkar.
HAKAN KOÇAR
8 MART KADINLARIN GÜNÜ
YAZARIN DİĞER YAZILARI
