EKİNOKS’TAN NEVRUZ’A DOĞANIN UYANIŞI


EKİNOKS’TAN NEVRUZ’A DOĞANIN UYANIŞI
Her yıl ilkbaharın gelmesiyle birlikte dünya üzerinde yepyeni bir dönüşüm yaşanır. Kışın soğuk ve karanlık günlerinin ardından doğa uyanır, canlanır ve yeniden doğuşun müjdesini verir. İşte bu dönemdeki iki önemli olaydır ekinoks ve Nevruz…
Ekinoks: Dengenin Sembolü
Ekinoks, güneşin doğrudan dünya ekvatoru üzerinde olduğu ve gündüz ile gecenin eşit olduğu günleri ifade eder. İlkbahar ekinoksu, 20-21 Mart tarihlerinde, sonbahar ekinoksu ise 22-23 Eylül tarihlerinde gerçekleşir.
Ekinoks, doğanın dengesi, uyumu ve yeniden doğuşun sembolüdür. Güneşin yükselmesiyle birlikte, doğanın canlanması ve yenilenmesi süreci başlar. İnsanlar, ekinoks zamanlarında doğaya, dengenin ve uyumun önemine dair ritüeller gerçekleştirirler. Bu günler, aynı zamanda tarım faaliyetlerinin başlangıcı için önemli bir zamanı da işaret eder.
Nevruz: Yeniden Doğuşun Bayramı
Nevruz, Türk, Kürt, İran, Azerbaycan, Orta Asya ve Kafkasya gibi birçok kültürde kutlanan, yeni yılın ve ilkbaharın başlangıcını temsil eden bir bayramdır. 21 Mart'ta gerçekleşen bu bayram, doğanın uyanışı, bereketin ve yeniden doğuşun kutlanmasını simgeler.
Nevruz’un özünde baharın gelmesiyle başlayan yeni bir yılın tazelik ve heyecanı vardır.
Nevruz, kadim Türk geleneğinde "Yılbaşı" olarak kabul edilir. Bu gün, ailelerin bir araya gelip, geleneksel yemekler yiyerek, baharın müjdesini kutladıkları, sevinçli bir bayramdır. Türklerin Ergenekon'dan demirden dağları eriterek çıkmalarını (Ergenekon Destanı), baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder. Doğu Türkistan'dan Balkanlara kadar tüm Türk kavimleri ve toplulukları tarafından, MÖ 8. yüzyıldan günümüze kadar her yıl 21 Mart'ta kutlanır.
Kürt kültüründe ise Nevruz, 2 bin 600 yıl önce yaşanmış ve Asur kralı Dehaq’ın zulmüne Demirci Kava önderliğinde başkaldıran Med halkının Ninova Kalesi’nin burçlarında yaktığı isyan ateşiyle ve özgürlüğüne kavuşmasıyla sonuçlanan bir destanın yıl dönümü olarak kutlanmakta.
İran halkı arasında devam eden en önemli ve en büyük geleneklerden birisi olan ; İran’da bir bayram olarak kabul edilen ve 21 Mart’a denk gelen Nevruz, Ferverdin ayının birinci günü ile ilkbahar sevincinin göstergesidir. İran’da Nevruz bayramında yeni giysileri giymek doğadan esinlenen eski bir adet olarak kabul ediliyor. İranlılar ağaçların yeşermesi ve yer yüzünün yeşerip tazelenmesi ile birlikte yeni elbise giymeyi uğurlu ve mutluluk vesilesi olarak algılıyor.
Aynı şekilde farklı kültür ve inanç sistemlerinde de bu uyanış kutlamalarla kendini gösterir. Örneğin Afganistan'da, Nevruz geleneksel olarak iki hafta boyunca kutlanılan bir bayramdır.
Orta Asya’dan Orta Doğu’ya ve Balkanlara kadar oldukça geniş bir coğrafyada kutlanan Nevruz’a her kültür doğal olarak sahip çıkmakta ve kendine ait olduğunu iddia etmektedir.
Nevruz, sembolik ritüellerle kutlanır. Sabahın erken saatlerinde kalkılarak, temizlik yapılır, evler süslenir. Ardından, aile fertleri bir araya gelir, özel yemekler pişirilir ve bereketin simgesi olan çeşitli yiyecekler yenir. Ayrıca, bu özel günde toplumda dayanışma ve yardımlaşma duyguları da ön plana çıkar. Baharın başlangıcıyla birlikte, insanlar umut dolu bir şekilde geleceğe bakarlar.
Birleşmiş Milletler: Nevruz Dünya Kültür Mirasıdır
2010’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan bu şenliği “Nevruz Bayramı” ilan etmiştir. 2009 yılında toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu da, İran, Azerbaycan Cumhuriyeti, Hindistan, Kırgızistan, Pakistan, Türkiye ve Özbekistan dahil 7 ülkenin katkısıyla akıl, ümit, itidal, hoşgörü simgesi olan Nevruz’u “Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi”ne dahil etmiştir.
Ekinoks ve Nevruz'un Anlamı
Ekinoks ve Nevruz, doğanın döngüsünü, dengesini ve yeniden doğuşunu kutlayarak, insanların doğayla olan bağlarını güçlendirir. Bu günler, insanlara doğanın yaşam döngüsündeki dengenin ve uyumun önemini hatırlatır. Ayrıca, geçmişten günümüze taşınan gelenekler ve ritüeller, kültürel mirasımızı korumanın ve paylaşmanın bir yolu olarak da değerlidir.
Ekinoks ve Nevruz, insanların doğayla olan bağlarını güçlendirir, onların doğanın yaşam döngüsünün bir parçası olduğu gerçeğiyle yeniden bağlantı kurmasını sağlar. Gerçekleşen kutlamalar, insanların birlikte geçirdikleri özel zamanlardır ve toplumlar arasında dayanışma ve birlik duygularını pekiştirir.
Her ne kadar farklı kültürler “bizimdir” kanaatiyle sahiplenmeye çalışsa da bizce Nevruz, ortak bir kültürel simgedir. Bu simgenin altında politik sahiplenmeler yerine doğanın uyanışını görebilme ve ruhumuzda da o uyanışı gerçekleştirebilme çabasını gösterme, insanoğlu için çok daha faydalı olacaktır.
Geleceğe umutla bakarken, doğanın sonsuz döngüsünde biz de bir parça olmanın bilinciyle, Nevruz'umuzu coşkuyla kutluyoruz.
HAKAN KOÇAR
ETİKETLER
YAZARIN DİĞER YAZILARI
8 MART KADINLARIN GÜNÜ