EĞİTİMCİ YAZAR MEHMET KILIÇOĞLU YAZDI: "İKİ YAZAR, İKİ KİTAP AVRUPA'NIN SOSYAL YAPISI ÜZERİNE NOTLAR...!"


İKİ YAZAR, İKİ KİTAP
AVRUPA'NIN SOSYAL YAPISI ÜZERİNE NOTLAR...!
Honore de Balzac: VADİDEKİ ZAMBAK:
Öğretmen okulu beşinci sınıfta okumuştum. 1968-69 DÜZİÇİ. O günkü kültürüm ve bilgi birikimimle daha çok Kontes Henriette ile Feliks arasındaki aşk beni çok etkilemişti. Kontes, genç adama hem okuması hem de toplum içerisinde hızla yükselmesi için yardımcı olur. Ancak, Feliks Kontes'e derin bir sevgiyle bağlanır. Arada birçok acı-tatlı olaylar olur. Birbiriyle evlenemezler. Kontes ölürken Feliks'e bir mektup bırakır. Mektupta kızı ile evlenmesini istemektedir. Ancak, Kontes'in kızı Feliks'e çok kızmaktadır ve onunla evlenmez. Elbette, romanda çok güzel aşk mektupları, çok güzel doğa görünümleri de var.
Bugün dönüp baktığımda, roman 1800'lerin Fransa ve Avrupa'sının devlet yapısını, toplumdaki sınıfları çok derinden anlatıyor. Bir makama ulaşmak için aileden soylu olacaksın; Kont, Marki vb. ya da subay ve kilisede görevli din adamı o zaman, hızla yükselirsin. Çoğu durumlarda da yasalar bu makamlardaki kişilere işlemez. İşte Feliks de bu nedenle Kontes'e yaklaşır. Daha sonra aşk yaşamaya başlar.
İkinci yazar ise STENDHAL, KIRMIZI ve SİYAH:
Kitabın baş kahramanı JULİEN SOREL. Bir kasabada kereste ticareti yapan aileden gelen Julien, kısa yoldan sınıf atlayıp, ün şan sahibi olmak isteyen kişiliktedir. Ancak, bu aşamaya ulaşması için Latince bilecek, kilisede yüksek bir mevkide olacak. Bunun için din adamı olacağım diye önce kiliseye gider. Latince öğrenir. Latince öğrenmek büyük bir önem taşır. Sonra yakındaki kasabada belediye başkanının kızına Latince dersleri vermeye başlar. Bu arada, belediye başkanının eşi Reneta ile arasında bir aşk başlar. Kısa sürede kasabada bu aşkın dedikodusu başlar. Julien, birçok numaralar yapar. Bir ara kasabadan ayrılır. Artık ünlü bir kişidir. Ancak, Reneta peşini bırakmaz. Onun kendisini kullandığını etrafa anlatır ve cezalandırılmasını ister.
Bu iki kitapta da dönemin aile yapısını, sosyal durumunu çok ayrıntılı görürüz. İlk başta birer aşk romanı gibi görünen, yaşlı, soylu kadınlar ile genç, hırslı erkekler arasında olaylar gibi algılanır. Oysa, toplumun ekonomik yapısı, savaşların toplumu nasıl etkilediğini görürüz. Toplum ve aile yapısı hızla bozulmakta, zenginlik, makam el değiştirmekte.
Ayrıca, yazarlar, toplumu çok iyi araştırıp incelemiş, daha sonra kitaplarını yazmışlar. Hatta kitaplarının özü bir gerçek olaya da dayanmıştır. Ama yazarlar, kurgularıyla, olayları ince eleyip sık dokuyarak yılların eskitemediği klasik edebiyat ürünleri yazmışlar.
Yani her klasik edebiyat ürünü, derin araştırmalara, toplumu iyi tanıyıp dillerini etkili kullanmalarıyla yazılmıştır. Büyük emek ürünleridir. Bir okuma ile anlaşılmazlar. Döne döne okumak gerek.
MEHMET KILIÇOĞLU
YAZARIN DİĞER YAZILARI
BİR TÜRKÜ TUTTURMUŞUM..!
BAYRAMLAR..BAYRAMLAR..MUTLU BAYRAMLAR!..
