MEHMET KILIÇOĞLU'NUN METİN ALTIOK'U ANLATTIĞI YAZISI SAYFALARIMIZDA


“YANDIĞIMIN RESMİDİR”
Metin Altıok, iyi bir şair olduğu kadar, iyi bir felsefecidir de. Şiirinin beslendiği kaynaklardan birisi de felsefenin ilkçağdan, günümüze dek oluşturduğu bilgilerdir. Felsefecilerin, düşüncelerinden dolayı yaşadıkları acı olaylardır.
Yine Metin Altıok, Türk halk edebiyatını, Divan edebiyatını ve tasavvuf düşüncesini iyi biliyor. Şiirini kurarken bu kaynaklardan yeterince yararlanıyor.Şair, ayrıca 1979- 1987 yıllarında Bingöl Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak çalışmış. Bingöl’deki doğal ve sosyal ortam, insanların gördüğü baskılar, geri kalmışlık Metin Altıok’u hep etkilemiştir.
Altıok, yetiştiği, etkilendiği bu ortam sonucu hep yangınlardan, “yanmaktan”, savrulan küllerinden söz etmiş, “geleceğin bilicisi” olmuştur. En sonunda da 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yakılmıştır. Bir Şeyh Bedrettin’i, Nesimi’yi, Hallac-ı Mansur’u ve Pir Sultan’ı bilir. Neden ve nasıl öldürüldüklerini araştırır, sorgulamasını yapar. Ayrıca 1968 gençliğinden olması da Altıok’un halkını düşünmesinde, onlar için ölümü korkusuzca seçmesinde etkili olur. Şu dizelerinde Metin Altıok’un ölümün her çeşidine hazır olduğunu görürüz.
“Acının dudakları varsın benimle solsun
Kapım açık her ölüme nasıl olursa olsun”.
Şair, şiirleriyle, resim çalışmalarıyla, yaşam biçimiyle kimilerini rahatsız ettiğini bilir. Onun için de bütün olacaklara hazırlıklıdır.
“Baldıran zehiri
Yüzüğümün içinde...
Tekinsizim size göre
İbret için, yakılması gereken”..der. Altıok Der der ama, yakılmasına daha zaman var. Kara düşünceliler, yakma zamanını kendileri belirler. Kendisi de yaşamalı ki, ölümden önce başka acıları da görmeli, sıkıntıları da , çaresizlikleri de yaşamalıdır.
“Cesetler gördüm
Irmak boylarında
Çalılar arasında
Faili meçhul
Cinayetler bilen
Çaresiz bir adamım” .
Bir insanın, yaşarken ölümünü bilmesi, buna rağmen güzellikler üretmesi, halkına bir şeyler vermek için çalışması kolay olmasa gerek. Ama Metin Altıok, bu kolay olmayanı, zoru başarır.
“Gördüm yaşarken vadesiz ölümü
Ördüm de ilmek ilmek
Sırtıma giyemedim ömrümü”.
Şair, kız kardeşiyle bir konuşmasında şöyle der: “On tane şiir kitabım olacak, elli yaşlarında öleceğim. Ölümüm yatağımda, sıradan bir ölüm olmayacak.” On bir şiir kitabı var. Elli iki yaşında, yobaz, ilkel insanlar,yakarak öldürür, onu.
Şu dizelerde daha bir belirginleşir, Altıok’un kendi geleceği ile ilgili biliciliği:
“ Sonunda kendime bir top yangın edindim
Soluğumla besledim dudağımın ucunda
Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda
Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri
Yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla
Koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla..”. Altıok, küçük yangın dese de, o büyük yangında, özgür düşünce, demokratik cumhuriyet, sanatsever insanlar yakıldı.
Metin, desenler de çizer. Bu desenlerden bir tanesi de kendi portresidir. Saçları alev alev yanmaktadır. Desenin altına “Yandığımın resmidir.” yazar. Bu sözünü şu dörtlüklerle de destekler.
“Yıllarca kendimi hep sözde buldum
Söz cehennemdi yanıp kavruldum
Yeniden doğdum kendi külümden
Ben Anka’ydım konuşuldum
............................................
Birini bulurum mutlaka
Yangınımı körükleyen birini
Biri mutlaka vardır
Zonguldak’ta Sivas’ta” .
Birkaç yıl önce, Bursa’da Adıyamanlı bir öğretmenle tanıştım. Ona şiir kitaplarımdan birer örnek verdim. Bir-iki gün sonra yeniden görüştüğümüzde söyleşirken “Şiirleriniz, Altıok’un şiirlerine benziyor. Metin’le Bingöl’de birlikte çalıştık. İçtiğimiz bir gece “Kibrit çaksalar yanarım” dedi. Sonunda da yaktılar diye üzüldüğünü gördüm, öğretmen dostun.
Başka ne denebilir ki. Her şair yanacaksa eğer, şiirlerinde, aşklarında yansın. Böyle yobazların ateşlerinde yanmasın. Yazıyı Metin Altıok’un bir şiiriyle sonlandırmak isterim.
Sanki uyanık görülen düş
Tüterek yangın yerleri
Geceye bir masaldan düşmüş
İki akasya salkımı elleri
Hapishaneler insan dolu kum gibi
Dışarda bir özgürlük zakkum gibi
İçerde de, dışarda da zor iş yaşamak
Hem varım hem yokum gibi
Yaşamak şakaya gelmez ciddi bir iştir
Ancak bunu bilenler
Hayatı bazen hafife alabilir.
METİN ALTIOK
MEHMET KILIÇOĞLU
ETİKETLER
YAZARIN DİĞER YAZILARI