MEHMET KILIÇOĞLU'DAN BİR NAZIM HİKMET YAZISI


"BEN BİR CEVİZ AĞACIYIM, GÜLHANE PARKINDA"
NAZIM HİKMET ÖLÜR MÜ?
Düziçi İlk Öğretmen Okulu'nda okuyordum. 1968-69 yılları beşinci sınıfta müzik dersinde ikmale kaldım. Eylül ayında hem sınava girdim hem de yaz çalışmasına katıldım. Bu çalışmalarda öğle yemeği sonrası, belli bir süre yatakhanede dinlenir, sonra da birinci binanın önünde öğretmenler denetiminde kitap okurduk. İşte bu kitap okumalarda Vâlâ Nurettin'in "Bu Dünyadan Nazım Geçti" kitabını okumuştum. Çok akıcı bir anı kitabıydı. Kurtuluş Savaşı'nın ilk günleri, Nazım'la Anadolu'ya geçerler. Bolu'da bir hakimle aynı evde kalırlar, daha bir çok olay yaşarlar. Daha sonra Sovyetler'e giderler. Yani macera, cesaret, arkadaşlık. Vâlâ Nurettin ve Nazım arkadaşlığı çok içten anlatılır.
Bu kitaptan sonra ikinci kitap olarak da Sovyet yazar Radi Fiş'in "Nazım'ın Çilesi"ni okudum. Bu kitapta da Nazım'ın yaşadığı bir çok acılı olayı görüyordum. Bir çeşit belgeseldi. Nazım üzerine söz söyleyebilecek çok az kişiden birisiydi Radi Fiş. Daha sonra şiirlerini okudum. İlk şiirini de yine Düziçi'nde okuduğum yıllarda Çetin Altan Akşam gazetesindeki “Taş” köşesinde yazmıştı. Şu ünlü “Kerem Gibi” şiiri. Şiir biçim ve içerik olarak bildiğimiz şiirlerden farklıydı.
KEREM GİBİ
Hava kurşun gibi ağır
Bağır bağır bağır
Bağırıyorum
..
Kül olayım KEREM gibi yana yana
Ben yanmasam /Sen yanmasan
Biz yanmasak
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa
Şairin dediği gibi bir çoğumuz doğruların söylenmesi, görülmesi için yandı. Yanan,kavrulan insanlar topluma ışık oldu. Elbet o yıllarda bir de Komünizmle Mücadele Derneği yayınları vardı. Tercüman gazetesi ve kin, iftira kusan yazarları vardı. Tekin Erer, Fethi Tevetoğlu, Ergun Göze ve diğerleri. Her yazılarında, her konuşmalarında Nazım'ın vatan hainliğinden söz ederlerdi. Devletin yetkilileri her yerde Nazım Hikmet şiiri arardı. Nazım'dan söz etmek, şiirlerini okumak vatan hainliğine ortak olmaktı,büyük suçtu.
Bu nasıl bir vatan hainliğiydi ki; en güçlü Kurtuluş Savaşı şiirini yazıyordu. “SARIŞIN BİR KURDA BENZEYEN MUSTAFA KEMAL” i anlatıyordu, "BİR KISRAK BAŞI GİBİ UZANAN ANADOLU” Nazım'ın şiirinde en güzel resim oluyordu.
Nazım, zamana dayandı,TÜRKÇE yaşadığı sürece şiirleri okundu. En sonunda Türkçe’nin en büyük şairi olduğu herkes tarafından kabul edildi.
Bu gün Fransa'da, Şili'de, Çin'de TÜRK denince NAZIM HİKMET' ten övgüyle söz edilir. O büyük bir şairdir, Türkçe’nin sesidir…
MEHMET KILIÇOĞLU
ETİKETLER
YAZARIN DİĞER YAZILARI
BİR TÜRKÜ TUTTURMUŞUM..!
BAYRAMLAR..BAYRAMLAR..MUTLU BAYRAMLAR!..