SEYFETTİN KARAMIZRAK YAZDI: "NEDEN KİTAP OKUMALIYIZ ?"


NEDEN KİTAP OKUMALIYIZ ?
Bu sorunun cevabı, yaşantımızın değerini anlamak ve hayat amacımızı bulmak adına çok önemlidir.
Herkesin kitap okumak için farklı nedenleri olabilir. Şunu söylemeliyiz ki, esnek bir bakış açısına sahip olmak, hayata farklı pencerelerden bakabilmek için kitap okumak çok önemlidir.
Kendimizi daha iyi ifade edebilmek, iyi bir diksiyon, düzgün bir Türkçe konuşabilmek için kitapları arkadaş edinmek gereklidir. Kitaplar sözel yeteneğimizi geliştirir, hayal kurarak karakterleri zihnimizde canlandırarak, nadide duygular yaşamamıza vesile olur.
Kitap okumak demek, bilgi ağacımızı genişletmek, hafızamızı canlı tutmak demektir. Merak ettiğimiz konularda daha bilgili olabilmek, orijinal fikirler üretebilmek okuma yoluyla elde edilebilir. Okumak insanda keyif verici bir his oluşturur, bizi ayrıcalıklı kılar. Bilgili bir insanla sohbet etmek ise başlı başına bir haz kaynağıdır.
Kitap okumak, düşünce ufkumuzu ve bakış açımızı geliştirir. Kitap okuyan kişiler daha özgür, daha huzurlu daha bilinçli olarak hayatı yaşarlar.
Sözcüklerin dünyasında yeni yollar bulmak, özgür düşünceyi korumak, keşfedici zekâyı geliştirmek, kültürel birikim kazanmak, fazlalıkları törpülemek amacıyla kitap okunmalıdır.
Kitap okuyarak farklı dünyaları tanımak, bilmek, sorunlara çözümler üretmek daha kolaydır. Kitap okuyanlar, fikir açısından sağlıklı, mutlu ve özgürdürler.
Kitap, yalnızca bilgi kaynağı, belirli konularda veri toplamak için araç değildir. Kitap okumak, aynı zamanda manevi ve estetik zevk kazandırır. Kişisel gelişimde lokomotif rolü üslenerek öğrenmeyi öğretir.
Dünyayı yeni bir bakış açısıyla, objektif olarak tanımamızı sağlar. Hayata bakış açısını genişletir. Hoşgörümüzü, tecrübemizi, tahammülümüzü, mücadele azmimizi artırır.
Beyinde bilgilerin filtrelenmesi mekanizmasını geliştirir, gözden kaçan ayrıntılara dikkat çekerek, parlak fikirler üretmemize katkı sağlar.
Empati duygusunu güçlendirir, bilime, sanata, yaşama sevincine olan ilgimizi artırır. Pozitif düşünmemizi, sorunları bilimsel yöntemlerle daha pratik çözmemize katkı sağlar.
Okumak, beyinde yeni yeni nöron ağlarının, düşüncelerin oluşmasını tetikler. Bilincin derinliklerine; cümlelerden, kelimelerden, onların oluşturduğu duygulardan daha iyi ne nüfuz edebilir ki?
Seneler önce okuduklarımız bugüne, bugün okuduklarımızsa yarına açılan birer aydınlık penceredir.
Kitaplar sayesinde, sınama yanılma yöntemine gerek olmadan, tecrübe edilmiş birçok doğru bilgiyi yorulmadan kısa zamanda edinebilmekteyiz.
Bu sayede dünya tarihinin geçirdiği evreleri, farklı olayları, olguları, fikirleri zihnimizde harmanlayarak kendimize özgü yeni fikirleri kitaplar sayesinde edinebilmekteyiz.
“Kitap, zamanın dalgaları üzerinde seyahat ederek, kendi kıymetli yükünü, usulca nesillerden nesillere aktaran bir fikir gemisidir.”
Kitap okumak boş zamanı öldürmek değil, zamana değer katmak, onu kıymetlendirmek demektir. Bugün beyine ekilen fikir tohumları, yarın büyüyerek geleceğimizi şekillendirir.
Kitap okumamızı engelleyen; dikkatimizi dağıtıp zamanımızı elimizden alan, fikrimizin uçup gitmesine yol açan birçok olumsuz faktör var. Bunlardan kendimizi korumalıyız.
Ekranlara bağlayan video oyunları, gürültülü, patırtılı şov programları, internetteki veri girdabı, cep telefonu tuzağı ve çekici sosyal medya bizi kitap okumaktan alıkoymamalıdır.
Bazı insanlar kitabın kendisine bir şeyler katmadığını, okumaya ihtiyacının olmadığını düşünüyor. Modern araçlarla gün boyunca üç beş dakika haberleri dinleyip, beş on ufak paylaşım okumakla, önüne çıkan beş on dakikalık üç beş videoya bakmakla zamanını değerlendirdiğini, kendisini yetiştirdiğini sanıyor.
“Kitaba ayıracak vaktim yok”, “Eğitimime ne olmuş benim, okumaya ihtiyacım mı var?”, “Çoktan kapandı kitapların zamanı, şimdi tamamen başka şeyler gerek!” gibi ifadeler avuntu ve bahaneden başka bir şey değildir.
Teknolojilerin bize kazandırdığı zamanı ve enerjiyi, yine teknolojilere harcamakla dünyaya yakınlaşsak da kendimizden uzaklaşıyoruz.
Japon kökenli Amerikalı bilim insanı, fizikçi, fütürolog Michio Kaku, “Geleceğin Fiziği” kitabında diyor ki; “Geleceğin eğitim sistemi tümüyle internet teknolojilerine bağlı olacak. Ezbercilik, “papağanlık” tamamen sıradan çıkarak tarihin tozlu sayfalarına karışacak. Araştırabilen, analiz yapabilen daha zekâlı, sorumlu, “bir monitör, bir ben” prensibiyle kendi kendine eğitim alan öğrenciler yetişecek. Gelecek, robotlardan yetenekli, yapay zekâdan zekâlı olmamızı gerektiriyor. Entelektüelliğe, yaratıcılık yetilerine sahip olmayanların, sınırsız hayal gücü, programlama dili, liderlik, yönetim gibi becerileri kazanamayanların toplumda yer almaları daha da zorlaşacak. İmkânsız olacak belki de.”
Okumak, yalnızca bilmek için değil, aynı zamanda neleri bilmediğini de bilmek içindir.
“Neden kitap okumalıyız?” sorusunun en iyi cevabı beynimizde yeni yeni yollar açan kitaplarda saklıdır.
Sevgiyle kalın…
SEYFETTİN KARAMIZRAK
