ERGİN ERSÖZ YAZDI : "KADIN MİLLETİ DEĞİL MİSİNİZ ? HEPİNİZ MÜKEMMELSİNİZ "


KADIN MİLLETİ DEĞİL MİSİNİZ ? HEPİNİZ MÜKEMMELSİNİZ
Kadınlar... Hayatın tuvaline nazik dokunuşlarıyla renk katan en tatlı ressamlardır. Onların emekleri yaşanması gün geçtikçe zorlaşan dünyaya kattıkları anlam ve güzelliklerle ölümsüzleşir...
Bir kadının içten şefkati en sert fırtınalarda bile sığınılabilecek en güvenli limandır. Onların varlığı, hayatın karmaşasında bir önder sönmeyen bir ışık gibidir...
Kadınlar hayatın şiirinde en güzel kokan en samimi mısraları yazan şairlerdir onların varlığı dünyayı bir melodideki en güzel nota gibi tamamlar...
Kadınlar yeter ki sevgiyle bir adım atsınlar. Sevgiyle attıkları her adımda toprağa can veren bir yağmur damlası misali hayatın kurak topraklarına can katarlar...
Kadınların sabrı bir nehrin kayaları şekillendiren kudretine benzer. Onların azmi en sert engelleri bile aşar. Öyle bir azimdir ki bu, hayatın acımasız fırınında pişerken bile narin çiçekler gibi güzellik yaratmayı çok iyi bilirler...
Bir kadının tebessümü dünyanın en karanlık köşesini bile aydınlatmaya fazlasıyla yeterlidir. Kadınlar umutla bezenmiş bir dünyanın kalp atışlarıdır...
Yazının başlığından ve yukarıdaki cümlelerden de anlaşılacağı üzre bir kelimeye yüklenen binlerce anlam gibi bir sürü güzel ve özel özelliği bünyesinde barındırabilen kadınların tanımını yapmaya çalıştım. Daha en başta şunu gördüm ki onlarca hatta yüzlerce tanıma sığmayan kadınların bir güne sığdırılmaya çalışılması büyük gaflet büyük hata. Ben de bu yazımı hayatın hayatımızın her anına güzellik ve estetik katan hayatı daha anlamlı ve güzel hale getiren kadınlara ayırmak ve bu vesile ile onların bu özel gününü kutlamak istedim.
Yenilmez Kumandan, Koca Yürekli Gazi Mustafa Kemal Atatürk '' Dünya'da gördüğünüz her şey kadınların eseridir'' der... Ne de güzel söyler ne de doğru söyler. Üstad Neşet Ertaş ise ''Kadınlar insandır biz insanoğlu'' der... O da çok nahif söyler. Hatta günün birinde çeşme başında hanımıyla sohbet ederken yanlarına hanımının bir arkadaşı gelir. Hanımı da arkadaşıyla konuşabilmek için gayri ihtiyarı bir şekilde Üstada sırtını döner. Hemen far keder yaptığını ve mahcup bir şekilde ''Kusura bakma bey sana da sırtımı döndüm'' deyip özür diler. Üstad yine her zamanki naifliğiyle ''Ne kusuru gülüm, sen benim gülümsün gülün önü arkası mı olur ? '' der... Ne kadar ince bir ruh keşke her daim bu kadar naif kalabilseydik değil mi ?
Daha da eskilere gidelim. ''HANIM'' kelimesinin doğuşuna. Rivayet o dur ki Cengiz Han... Büyük hükümdar zarif insan. Bu büyük hükümdar ile konuşabilme şerefine nail olabilen herkes ona olan saygısını ''HANIM'' ifadesi ile belirtirmiş. Bir gün halka seslendiği esnada eşini yanına alıp onu işaret ederek ''Ben sizin hanınızım o da benim hanım'' diyerek eşini kendi hükümdarı olarak addedip onu onore etmiş. Ve bu güzel hitap o günlerden günümüze kadar gelmiş. Bu zarif örneklerden günümüze geldiğimizde '' Kız gibi topa vuruyordu onu o yüzden erkenden oyundan çıkardım'' diyen hocalarımız utanır mı ? Bunu bilmek zor gerçi kadın voleybol milli takımımız saatte 128 km hızla vurdukları smaçlarla kazandıkları maçlarla bizleri gururlandırırken bu ayrımcı zihniyete en güzel cevabı vermişti ama hatırlarsanız biz o sıralar onlarla gurur duymak yerine şortlarının boylarını tartışıp eleştirmiştik neyse...
Konumuza geri dönelim. Kadınlar dünyamıza dokunuyor demiştik ya sadece dünyamıza değil dünya tarihine de yön verebilecek değişikliklere imza atmayı başarmışlardır...
Florence Nighttingale : Bu isim hepimizin aşina olduğu bir isimdir. Modern hemşireliğin kurucusu olarak bilinir. Kırım Savaşı'nda yaralı askerlerin bakımını üstlenmiş hastanelerde standartları gözle görülür şekilde yükselterek sağlık alanında büyük reformlar gerçekleştirmiştir.
Marie Cure: Radyoaktivite alanında devrim niteliğindeki buluşları ile iki Nobel Ödülü kazanarak bilim dünyasında çığır açmış birisidir...
Rosa Parks: Irkçılığın en had safhada olduğu dönemlerde 1955 yılında Alabama'da bir otobüste beyaz bir adama yer vermeyerek eşitlik ve ırkçılıkla mücadele alanında bu cesur hareketiyle önemli bir figür olmuştur.
Malala Yousafzai: Pakistan'da kız çocuklarının eğitim hakkı için verdiği mücadele ile tanınmış ve 17 yaşındayken Nobel Barış Ödülünü almış ve bu ödülü alan en genç kişi olmuştu...
Gördüğümüz gibi onlar hep güzellik saçıyorlar. Dövdüğü ya da öldürdüğü kişilerle öğünmüyorlar. Yaşatmaya eşitlemeye çalışıyorlar. Bu kısacık hayattan daha iyi bir tat alabilmemiz için uğraşıyorlar ancak çoğu zaman biz onları anlayamıyoruz. Belki de fizyolojik olarak kadınların erkeklerden daha fazla tat alma duyusu olduğu için anlayamıyoruzdur bilemiyorum...
Kadınlık kahramanlık demektir. Kadın kendi katilini emzirip büyütendir öldürene hürmet edendir hizmet edendir. Sanmayın ki bu kahraman kadın örnekleri sadece yabancı ülkelerdendir. Ne kadınlarımız var bizim ne kahraman kadınlarımız var nesillere bizlere ilham veren ilham olan ne kadınlarımız var...
Halide Edip Adıvar : Kurtuluş Savaşı sırasında cephede Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında savaşmış kalemi gibi kendi de güçlü bir kadındır...
Sabiha Gökçen: Dünyanın ilk kadın savaş uçağı pilotu olarak havacılık tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir kadındır...
Çete Ayşe(Emire Ayşe Aliye) : Aydın'da Yunan işgaline karşı erkek kılığına girerek cephede savaşmıştır...
Tayyar Rahmiye: Adana'nın Osmaniye ilçesinde Fransızlara karşı savaşıp şehit olmuştur...
Gördesli Makbule: İzmir'in işgaline karşı kahramanca savaşmış Akhisar yakınlarında Yunan askerleri tarafından şehit edilmiştir...
Satı Kadın: (Satı Çırpan) Ankara'nın Kazan ilçesinde Yunan işgaline karşı savaşmış ve Türkiye'nin ilk kadın milletvekili olmuştur...
Feriha Sanerk: Kadınlarımızın emniyet teşkilatında ne kadar ilerleyebileceğini göstermiş güçlü bir kadın. İlk kadın emniyet müdürümüz. Hatta öylesine ilham veren cesur bir kişiliktir ki kendisinden sonra kızı Nurdan Canca da Yalova'da il emniyet müdürlüğü yapmıştır.
Keriman Halis Ece : Bu ülkenin güzel yüzü güzel kadını. Tamam tüm kadınlar güzeldir lakin onu güzellik bakımından diğer kadınlardan ayıran özelliği de 1932 yılında Belçika'da düzenlenen güzellik yarışmasında ''Türkiye'nin İlk Dünya Güzeli'' seçilerek tescillenmiş olmasıdır
Peki gelelim kendi ilimize, Kocaeli'mize. Bizim ilimizde yok sanmayın böyle kahraman, böyle ilham veren kadınlar.
Fatma Seher Erden (Kara Fatma):Eşi Binbaşı Ahmet Bey'in Sarıkamış'ta şehit edilmesinden sonra Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Mustafa Kemal Atatürk'ten izin almış ve İzmit'in işgalinden kurtulmasında yönettiği 300 kişilik müfrezeyle büyük rol oynamıştır. Cesaretinden ötürü de ''Kara Fatma'' lakabını bizzat Atatürk'ün kendisinden almıştır.
Leyla Atakan: Canımız Leyla Ablamız. İzmit'in ilk kadın belediye başkanı. İzmit'i içme suyuna kavuşturan ve Kocaeli Fuarı'nı hizmete alarak şehrin ekonomik ve kültürel hayatına vizyon kazandırmış değerli kadın.
Gururlandık değil mi ? Kadının gücü ve başarabilecekleri konusunda biraz daha bilinçlendik değil mi ? Ancak yazımın bu bölümünde de istiyorum ki biraz utanalım. Şapkamızı önümüze koyup biraz düşünelim. Başardıklarıyla bizi gururlandıran kadınları hatırladığımız gibi başarmalarına izin vermediğimiz hayallerini yarıda bıraktığımız bu dünyadan koparttığımız ciğerimizi dağlayan o kadınları da analım. Biz onları bu dünyadan kopardık sanıyoruz ancak onlar bu kirli dünyaya daha fazla tahammül edemedi ve melek olup cennete kanat çırptılar...
Özgecan Aslan (2015) Emine Bulut(2019) Pınar Gültekin(2020) Şule Çet(2018) Azra Gülendam Haytaoğlu(2021) Ceren Özdemir(2019) Münevver Karabulut(2009) Ayşe Paşalı (2010) Güldünya Tören(2004)...
Yukarıdaki melekleri hepimiz duyduk gözyaşı döktük. Kimi minibüs şoförü tarafından kimi eski eşi erkek arkadaşı tarafından kimi iş arkadaşı kimi emlakçı kimi cezaevinden çıkan bir cani tarafından koparıldı hayattan ne yazık ki. Hepsi çok talihsizdiler hatta öyle talihsiz olanları da vardı ki akrabası tarafından tecavüze uğrayıp hamile kaldıktan sonra namuslarını kirlettiği düşüncesiyle bizzat ailesi tarafından canice katledilmişti. Üstelik bu melekler bizim duyduklarımız. İşin acı kısmı ise verilere göre 2021 yılında bu yana 1223 kadın katledildi. Sadece 2024 yılında394 kadın katledildi 259 kadın da şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti...
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) ''Sizin en hayırlınız eşlerine en iyi davranandır'' derken, kızını Mekke sokaklarında omuzlarında gezdirdiği rivayet edilirken Yüce Allah annelerimizin ayaklarının altına cenneti sermişken biz bu kadınların ayağının altından dünyayı alsak ne olur ki ?...
Günümüzde modern çalışma hayatında belirlenen verilere göre işlerin %66,6 sı kadınlar tarafından yapılıyor ama iş dünyasındaki gelirin sadece %10 luk kısmı kadınların eline geçiyor. Dünya üzerindeki paranın sadece %1 lik kısmı kadınların elinde. Çünkü modern iş dünyası ''Cam Tavan'' sendromu ile boğuşuyor. Bu sendrom her şeyi mükemmel yapacakları herkes tarafından bilinen kadınların işyerlerinde engellenerek yüksek yerlere getirilmemesi durumu. Böyle olunca da fırsat eşit olmuyor...
Ne olurdu kı sanki eşitlik hak ve imkanlar dahilinde olsaydı. Bugüne kadar bana hiçbir zaman iş görüşmelerinde sorulmayan ''evlenmeyi düşünüyor musunuz ? , çocuk sahibi olmayı düşünüyor musunuz ? Gibi sorular kadınlara da sorulmaya cesaret edilemeseydi. Veya ''saçı uzun aklı kısa'' tabirini bir de Sabiha Gökçen'e sorabilseydik öğretseydi kimin aklı kısa olduğunu ahaliye...
Biliyorum ki ne ben kadınları kelimelere sığdırabilirim ne de onların mükemmelliklerini kelimelerle anlatabilirim. Ancak bu yazı bitmek zorunda ...
Başta annelerimiz olmak üzere kalbimizin yerini bize öğreten, sevgiyi saygıyı tüm güzellikleri önümüze seren bütün kadınlarımızın günü kutlu olsun...
Bu yıl bir farklılık yapalım kadınların gününü değil kadınların gücünü görelim. Çünkü kadınların gücünü görebildiğimizde onlara saygı duymayı öğreneceğiz. İşte o zaman her gün kadınlarımızın günü olacak ...
O zaman başladığımız yerde veda edelim e ne diyorduk ?
Kadın milleti değil misiniz? Hepiniz mükemmelsiniz ...
ERGİN ERSÖZ