EĞİTİMCİ, KARİKATÜRİST, YAZAR HASAN GÜMÜŞ YAZDI : “REKLAM YAPMA”

REKLAM YAPMA

Canım Öğretmenim;

Mümkün mü sizi unutmam…

İlk dersime girdiğiniz günden beri şiir sevgim sizden, karikatür çizme alışkanlığım sizden, Sabahattin Ali sevgisi de sizden.

“Hasan’cığım bana yarım kilo peynir, bir ekmek ve gazete alır mısın?” diye elime tutuşturduğunuz para, evinize gelişim; annenizin bana şeker, kolonya ikram edişi ve gözüme çarpan kitaplığınız…

İşte ilk karikatürve mizah kitaplarını burada gördüm, elime aldım. Orta öğretim çağlarında bilgiye açtım. Oradan buradan bilgi transferiyle okul gazetesi çıkarıyorduk. Gazeteye çizdiğim karikatürler arkadaşlarım tarafından beğenilmişti, yıl 1975. Yani; karikatür tarihimizde ilk basılı karikatür1870 yılında Teodor KASAP’ın yayımladığı ilk mizah dergimiz olan “DİYOJEN” den beri çok yıllar geçmişti ama bunu ben bilmiyordum, ilk benmişim gibi çiziyordum.

Bir gün edebiyat öğretmenim Şükrü Bey beni yanına çağırdı: “Hasan oğlum çizgilerin çok güzel, çok estetik ama içerik ve mizah yok, ayrıca reklam yapma!”

Ben içerik mizahının ne olduğunu bilmediğim için üstüne düşmedim. Ancak reklam olayını tahmin edebiliyordum, çünkü o yıllar ilkel bir pompayla ve şablon baskı yöntemiyle ilk amatör “Tabelacı” ünvanını almıştım. Bir öğle yameği, 15-20 lira, biraz ilgi…

Hocamın reklamdan kastı benim tabela işine benziyor muydu? Bilmiyorum. Ancak çizdiğim söz konusu karikatürüm gözümün önüne geldi.

Bir tabut ve üzerinde bir televizyon anteni, yıl 1975. Televizyon hayatımıza dahil olalı bir iki yıl olmuş, çok sıcak bir olay! Antenli Tabut…

İşin garibi o zamanlar televizyonlu otobüsler yoktu. Ve altında bir alt yazı “Televizyonlu Seyahat” , ama olumsuzluk bu değildi.

Hocamı rahatsız eden, o yıllarda Karadeniz’de kara yolu ulaşımını tekelinde bulunduran bir firmanın adını çocuk içgüdüselliği ile tabutun üstüne yazmıştım, “Bilmem ne soy..”

İşte onu rahatsız eden buydu! Hocamla bunu o yıllarda tartışamadık, konuşamadık, öyle kaldı.

Aradan beş yıl geçmişti, aylardan Eylül’dü. Hocam bu konuyu o zaman orada tartıştık, o da ben de bedel ödeyerek! Ama uzlaştık.

Haa ben mi? Yine çiziyorum… Karikatür, şiir ve roman görselliğe yenilse de…

HASAN GÜMÜŞ

YAZARIN DİĞER YAZILARI

DAYI !..

EMOJİLERLE SENİ SEVİYORUM