BİRAZ GÜLELİM


BİRAZ GÜLELİM
Asık suratlı insanlardan hoşlanır mısınız?..
Neden hoşlanmadığınızı bilirim. Sizin gülen, gülmesini bilen insandan hoşlandığınızı biliyorum da ondan. Güzel bir konuşma yapmaya başladınız, sizi dinleyen kimse kaşlarını çatar çatmazkonuşmanız sertleşir. Belki de konuşmayı bırakırsınız. Bir de güler yüzle dinlendiğini varsayalım, konuşmanın şekli de değişiverir. Araya fıkralar, nükteler de girince konuşma daha da güzelleşir. Güler yüz insana cesaret verir. Güler yüzlü insanların arasında yaşam sürdürmek, insanı daha da yaşama bağlar.
Bazı kimseler vardır, gülmeyi bir disiplin sayarlar. Gülerlerse disiplinsiz olur diye hiç gülmezler. Yüz göz olmasınlar diye çocuklarına gülmezler. Bu insanlar gülmesini bilenlere de kızarlar.
Siz hiç gülen hayvan gördünüz mü?..
Niçin görmediniz?.. Gülen hayvan yok da ondan.
Gülmek insanlara verilmiş bir haktır. Öyle ise bu hakkımızı kullanmalıyız. Gülmek için kendimizi zorlamalıyız, gülmeye alışmalıyız.
Japonya’da insanlar aldığı eğitim gereği, bir yakınlarının ölümünde baş sağlığına gelen konuklarını güler yüzle karşılarlar.
Gülmesini bilen insanlar işinde başarılı olur, arkadaşları arasında sevilirler. Güler yüzlü insan her sorununu çözer, üstesinden gelir diye düşünüyorum.
İnsan gülmesini biliyorsa güldürmesini de bilir.
En soğuk havalarda bile gülen bir yüz, soğuk havayı yumuşatır. Anne-baba çocuğuna, öğretmen öğrencisine, amir yanında çalışanlarına, esnaf müşterisine güler yüz gösterirse o toplum başarılı bir toplum olur. Nasreddin Hoca, İncili Çavuş, Bekri Mustafa gibi güldürenlerimiz varken, biz neden gülmeyelim?..
Şairlerimizden biri de “Güleriz ağlanacak halimize” demiş!
Ağlamak zarar getirir. Gülmekse umut verir. Öyleyse biraz gülelim:
Bektaşinin biri, ölmeden önce yanındakilere “Mezar taşıma 5 yıl yaşadı diye yazınız” demiş. Ölmüş, ama 80 yaşındaymış…
HASAN GÜMÜŞ
ETİKETLER
YAZARIN DİĞER YAZILARI
DAYI !..