HASAN GÜMÜŞ'TEN ANEKDOTLAR DEVAM EDİYOR


ANEKDOTLAR - 2
Anadolu’nun bir kasabasında bir nalbant dükkanı görmüştük bir vakit. Dükkan silme at nalı doluydu. Ocağın başındaki, belki yüz yaşındaki adam sürekli at nalı yapıp, ürettiklerini tezgaha diziyordu. Ama dikkat ettim o kasabada görünürde at yoktu. Gelişen teknoloji at gereksinimini kaldırmıştı, motorlu araçlar dolanıyordu her yerde. Sorduk o yüz yaşındaki adama; “Neden bu kadar çok nal yapıyorsun?” diye. Adamın yanıtı ilginçti; “Buradaki tek nalbant benim, ben yapmazsam başka kim yapacak?”… Belli ki mesleğine karşı bir sorumluluğu vardı yaşlı nalbantın. Atsız köyün nalbantları için işsizlik kaçınılmazdır. Ama yüz yaşındaki adam mucize gerçekleştirmişti. Hiç kullanılmayacağını bile bile nal yapmayı inatla sürdürüyordu. Ancak tek bir kazancı vardı, o nal yaptıkça mesleği da yaşamaya devam ediyordu…
******
Tren İzmit’e doğru yol alıyordu. Gebze’den trene binen kapının kenarındaki boş yere oturdu. Sazını eline aldı, tıngırdattı, akord etti. Sonra parmaklarıyla sazın tellerine dokundu:
“Dağlar geçilmez oldu / Derdim seçilmez oldu / Kevsere dönen sular / Sensiz içilmez oldu.”
Sesi güzeldi. Televizyonlarda halka yutturulan pek çok şarkı söyleyenden daha güzeldi. İnsanın ruhunun derinliklerine kadar gidiyordu. Trenin tıkırtıları da sanki vokal yapıyordu.
“Bu sular akar gider / Taşları yıkar gider / Dünya bir penceredir / Her gelen bakar gider.”
Saçı sakalı aklaşmış bir yolcu “ah” çekti. Derin bir “ah” tı.
- Şu insanlar sevgiyi unutmasaydı ne cinayetler işlenir, ne savaşlar çıkar, ne çevre kirletilir… insanlar, insan gibi yaşardı dedi. Sonra da son iki dizeyi yineledi:
“Dünya bir penceredir / Her gelen bakar gider.”
Tren İzmit’e doğru yoluna devam etti…
HASAN GÜMÜŞ
ETİKETLER
YAZARIN DİĞER YAZILARI
DAYI !..