DAYI !..

1/18/2024

Öğretmenler odasındaki duyuru panosuna gözüm ilişti. İl Millî Eğitim Müdürlüğü'nün katkılarıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği "Eğitim Günlüğü-Anı Yarışması" afişini görünce mutlu oldum, heyecanlandım. Afişte yazıyordu ki; "Eğitim hayatı, acı-tatlı, dokunaklı, eğlenceli hatıralarla doludur." Elbette dedim, kendi kendime. Elbette eğitim kahramanları olan öğretmenler ve anıları... Yirmi yılı aşkın bir süredir öğretmenlik yapan benim de olmalıydı. Uzun süre belleğimi yoklamam gerekmedi. Aklıma geldiğinde hala tebessüm yaratan bir anımı sizlere aktarayım istedim.

HASAN GÜMÜŞ

Tıpkı Hababam Sınıfı'nda olduğu gibi... Yıllar önce İzmir'de bir okulda çalışıyordum. Sınıf Öğretmenliğini yaptığım, "Yaramaz" diye tabir edilen bir öğrencim vardı. Derslerine giren tüm öğretmen arkadaşlarım yaka silkiyordu. Bezmişlerdi adeta. Saçını kesmiyor, kravat takmıyor, derse geç giriyor, anlatılanları dinlemiyor, arkadaşlarını rahatsız ediyordu. Kısacası problem bir çocuktu. Sınıf öğretmeni olarak velisini defalarca çağırdım ama nafile, hiç bir sonuç alamadım. Bunun üzerine durumu okul müdürüne aktardım. Babası bir kez daha arandı ve nihayet veli okula geldi. Uygun bir dille durumu veliye anlatıverdim. Birlikte çözüm önerileri sunduk birbirimize; ama yanımızda öğrenci yoktu. Nöbetçi öğrenciyle hemen sınıftan çağırttım. Dedik ki o da gelsin. Durumu bir kez daha onun yanında irdeleyelim diye. Anlattık anlattı, dinledik dinledi. Babası gelince uysallaşmıştı bizim "yaramaz". Artık baba tatlı-sert üslûbuyla öğüt veriyordu. Oğluna "Neden öğretmenlerin sözünü dinlemiyor, dediklerini yapmıyorsun ?" dedi.

Bizimkinden tık yok yere bakıyor. Baba devam ediyordu; "Oğlum niye okul kurallarına uymuyorsun ?" Çocuk "Eee baba, kem küm" derken baba bombayı patlattı.

"Koca adam oldun öğretmenin, müdürün ne derse onu yapacaksın. Köprüden geçene kadar ayıya DAYI diyeceksin tamam mı? Ulan !"

Related Stories