HASAN GÜMÜŞ YAZDI MİZAHÇI GÖZÜYLE “DENİZ”

MİZAHÇI GÖZÜYLE “DENİZ”

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denize nasıl girilir ?

Hava çok sıcak, güneş çok yakıcı, 35-40 derece…

Bir o yana bir bu yana dönerek koltuk altlarını bile yakabilmek için ilginç pozisyonlar alarak yatan insanların arasında şemsiyenin altında elimde kitap, kafamda şapka ile biraz garip durduğumun farkındayım.

Deniz kenarında sürekli bir gürültü var. Anne babalarla çocuklar arasında bitmek bilmez bir çağırma bağırma seansı yaşanıyor(!)

- Fazla açılma kızım

- Dalgaya dikkat oğlum

- Su çok güzel anne gel

- Kolluklarımı getir dede

- Kafanı sokma evladım kirli

Denizde topu topu beş altı adım attıktan sonra çocuğun bir de kıyıya çıkışı var ki sanırsın Kristof Kolomb…

Deniz soğuksa ciyak ciyak bağırıp çırpınarak “Buz gibi laaa, dondum” diyenler, birkaç dakika sonra “Hadi gel canım, alışıyor insan” gibi ikna edici laflar ediyor.

- Vallahi burası boyumu geçmiyor

- Su çok tuzluymuş be hocam

- Oğlum fazla açılma boğulursun

- Su çok güzel, gel dibi görünüyor baba

Sanki herkes seyir ve oşinografi memuru…

Deniz bu, bedava… İsteyen istediği zaman girebilir, su dökebilir(!) Ancak normal hayattakinin üç beş misli yüksek sesle bağırmadan…

Kısaca dostlar mizahçı gözüyle deniz böyle.

Zaten mizahsız hayat çok bayat.

Sevgiyle esen kalınız…

HASAN GÜMÜŞ

ETİKETLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI

DAYI !..

EMOJİLERLE SENİ SEVİYORUM