ŞAPKA DEYİP GEÇMEYİN

4/17/2024

ŞAPKA DEYİP GEÇMEYİN

Şapka, Atatürk Devrimleri içinde önemli bir başlık. 1925'te yasayla başlayan şapkalı yaşamın yirmi dokuzuncu yılında doğdum.

Çocukluğumda, Zonguldak yöresinde kasket şapka yaygındı. Köylülerim, maden işçisi yakınlarımız şapkalı dolaşırlardı.

Atatürk'ün ilk kez şapkalı örnek olduğu Kastamonu'da beş yıl yaşadım. Göl İlköğretmen Okulu öğrencisiydim o yıllarda.

Bülen Ecevit de bizim oraların havasına girmişti gençliğimizde şapkalı pozlarıyla.

Orta yaşlarda şapkaya özendim. Kendime yakışan şapka arayışına çıktım. Bir sürü şapka denedim. Bir türlü uygun bir şapka seçemedim. Sonunda, aradığımı mahallemizde, Derince Yenikent'te buldum.

Arda Giyim sahiplerinden, Arifiye Öğretmen Okulu Mezunu; Hasanoğlan başta olmak üzere, çeşitli öğretmen okullarında müdürlük yapmış Sami Arda çıktı karşıma. Sami Bey benim de öğretmen okulu mezunu olduğumu öğrenince sevindi. Fatma Hanım kendi işiyle uğraşırken biz daldık gittik.

Sami Bey askıdaki şapkalardan birini başıma yerleştirdi. Aynaya baktığımda aradığım şapkayı bulduğumu anladım.

Köy Enstitüsü havasında öğrenim görmüş iki öğretmen ta ötelere gidip geldik. O günden beri şapkalı fotoğrafım simgem oluverdi. Bastırdığım dokuz kitabın kapağında, yazım yayımlanan gazete ve dergilerde o şapkayla Körfez'de çekilen fotoğrafı kullandım.

Geçen gün Sami Öğretmen'imin kızı Evrim Arda'ya AZ ÇORBA AZ PİLAV ÜSTÜ AZ KURU götürdüm. Rahmetli babasının seçtiği şapkayı gösterdim kitabın arka kapağındaki fotoğrafta. Evrim Hanım çok mutlu oldu bayram öncesi, babasının anısının simgeleşmesine. Şapkadan dostluk çıktı

Bugün 17 Nisan, bana, bu yazıyı yazdıran anlamlı gün. Çağdaş eğitimin kilometre taşı Köy Enstitülerinin kurulduğu gün. Cumhuriyet, aydınlığa adım adım yürümeye başlamıştı. Ah! Köyüyle kenetlenmiş o yürüyüş hiç bitmeseydi! Üretime, yaşayarak öğrenime dayalı eğitim doruklara taşıyacaktı bizi.

Şapka deyip geçmeyin! O, türkülü Cumhuriyet yürüyüşünün simgesiydi. Etnik, dinsel ayrımcı başlıkları dışlamak için seçilmişti bilinçle. Halk ve yurttaş olmanın giysisi, eğitimi seçimliydi tabii.

Sevgili okuyucu, bana kızacaksın bir şapkayı bu kadar uzattım diye. Kızma. Ben hâlâ küçük şeylerle oyalanıyorum. Bir kitabın arkasına yerleştirdiğim şapkalı fotoğraf arabanın arkasına bağlanmış karavandan çok heyecanlandırıyor beni.

Ben hep eski türkülere takılırım. Türkü biter, ezginin uçurduğu düşe takar bırakır beni. İşte o düşte, hâlâ, şapkalı ve kitaplı dolaşıyorum.

Cumhuriyet türküsünün duraklarında birlikte soluklandığımız dostlara merhaba!

HAYRİ SARI

ETİKETLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Related Stories