EĞİTİMCİ ŞAİR YAZAR HAYRİ SARI ÇINARALTI KÜLTÜR SANAT'TA
2/5/2024
GÖZLERİM ÇOCUKLARDA VE KÖPEKLERDE
Marketten çıkıyordu eşiyle birlikte. Eller kollar doluydu. Hal hatır sorduk birbirimize. Kahvelere takılmıyormuş epeydir. Doğada yürüyormuş. Ali ağabeyin şu sözü yürüyüşümün nakaratı oldu:
"Öğretmen arkadaşların olduğu bir kahveye takılıyordum. Artık gitmiyorum oraya da. Arkadaşların kimi öldüler kimi de bir yerlere gittiler."
Son cümle yürüyüş nakaratım oldu.
HAYRİ SARI
Küçük çocukla babası top oynuyorlardı yürüyüş yolunda. Bana doğru gelen topu çocuğa yuvarladım ayak ucuyla. Çocuk çok sevindi oyuna ben katılınca. Tabii ben de...
Nakaratıma çocuk gülüşü eklendi.
"Çayır çimen geze geze" bankamatiğe ulaştım. Biraz para çektim. Yan dönüp paramı sayarken kucağı çerez paketi dolu bir kızın elinden düşeni fark ettim. O ara bir genç de görmüş durumu. Genç, benden önce davrandı, yere düşen kartı aldı, kıza seslendi. Kız, duymadı, hızlı adımlarla uzaklaştı.
Gençle donuk bakıştık.
Sesini duyuramayan genç adam, bankamatik önüne yürüdü, ne düşündüyse. Herhalde kartı oraya bırakacaktı. Huzursuz oldum. İçim dalgalandı. Kızımla, torunum geldiler gözümün önüne. O kız, torunum... Ah! Çok üzüleceklerdi.
Fırladım, kızın gözden kaybolduğu yere doğru uçtum. Onu parkın bitimindeki bankta buldum. Başka bir kız arkadaşıyla aldığı çerezleri yemeğe başlamışlardı bile. Nefes nefese:
"Kızım, bak bakalım ne düşürdün? dedim.
Kız, hemen fark etti durumu, çırpıntıyla:
"Ay! Kredi kartım!" diye haykırdı.
Ben önde, kız arkamda, bankamatik bölgesine doğru koştuk. Ta öteden, o, uzun boylu adamla birbirimize el salladık. Küçük kızı güvenli limana yönlendirip parkın yürüyüş yoluna saptım.
Köpekler medyadan habersizlerdi sanırım. Kabadayı kabadayı yürüyüp gıcık gıcık bakanları vardı. Çimlerin üstünde uyuyanlar bile bir gözleriyle beni süzüyorlardı.
Bir kara köpek yanaştı bana biraz sonra. Durdum. Bakıştık. Eski düşman Yunan ile bile barıştık. Onunla mı didişecektik şimdi. Geldi, kokladı, gitti. Onlara pas vermedim bu kez.
Rahatlayıp güçlenmiştim.
Havlamayla, ağlamayı çözdüğümüzde sokaklar gülecek. Onun için gözlerim çocuklarda ve köpeklerde.
GÖZLERİM ÇOCUKLARDA VE KÖPEKLERDE
Marketten çıkıyordu eşiyle birlikte. Eller kollar doluydu. Hal hatır sorduk birbirimize. Kahvelere takılmıyormuş epeydir. Doğada yürüyormuş. Ali ağabeyin şu sözü yürüyüşümün nakaratı oldu:
"Öğretmen arkadaşların olduğu bir kahveye takılıyordum. Artık gitmiyorum oraya da. Arkadaşların kimi öldüler kimi de bir yerlere gittiler."
Son cümle yürüyüş nakaratım oldu.
HAYRİ SARI
Küçük çocukla babası top oynuyorlardı yürüyüş yolunda. Bana doğru gelen topu çocuğa yuvarladım ayak ucuyla. Çocuk çok sevindi oyuna ben katılınca. Tabii ben de...
Nakaratıma çocuk gülüşü eklendi.
"Çayır çimen geze geze" bankamatiğe ulaştım. Biraz para çektim. Yan dönüp paramı sayarken kucağı çerez paketi dolu bir kızın elinden düşeni fark ettim. O ara bir genç de görmüş durumu. Genç, benden önce davrandı, yere düşen kartı aldı, kıza seslendi. Kız, duymadı, hızlı adımlarla uzaklaştı.
Gençle donuk bakıştık.
Sesini duyuramayan genç adam, bankamatik önüne yürüdü, ne düşündüyse. Herhalde kartı oraya bırakacaktı. Huzursuz oldum. İçim dalgalandı. Kızımla, torunum geldiler gözümün önüne. O kız, torunum... Ah! Çok üzüleceklerdi.
Fırladım, kızın gözden kaybolduğu yere doğru uçtum. Onu parkın bitimindeki bankta buldum. Başka bir kız arkadaşıyla aldığı çerezleri yemeğe başlamışlardı bile. Nefes nefese:
"Kızım, bak bakalım ne düşürdün? dedim.
Kız, hemen fark etti durumu, çırpıntıyla:
"Ay! Kredi kartım!" diye haykırdı.
Ben önde, kız arkamda, bankamatik bölgesine doğru koştuk. Ta öteden, o, uzun boylu adamla birbirimize el salladık. Küçük kızı güvenli limana yönlendirip parkın yürüyüş yoluna saptım.
Parkta kimseler yoktu. Köpekler karşıladılar beni.
Köpekler medyadan habersizlerdi sanırım. Kabadayı kabadayı yürüyüp gıcık gıcık bakanları vardı. Çimlerin üstünde uyuyanlar bile bir gözleriyle beni süzüyorlardı.
Bir kara köpek yanaştı bana biraz sonra. Durdum. Bakıştık. Eski düşman Yunan ile bile barıştık. Onunla mı didişecektik şimdi. Geldi, kokladı, gitti. Onlara pas vermedim bu kez.
Rahatlayıp güçlenmiştim.
Havlamayla, ağlamayı çözdüğümüzde sokaklar gülecek. Onun için gözlerim çocuklarda ve köpeklerde.
ETİKETLER
cinaraltikultursanat@gmail.com