VETERİNER HEKİM-YAZAR KURTUL DURNA'DAN JACK LONDON ÜZERİNE BİR YAZI


Edebiyatta dünya klasikleri denilince akla gelen ilk yazarlardandır, Jack London. Her klasik eser gibi yapıtlarının klasik eser olarak anılmasının tek nedeni sadece çok iyi olması değil, aynı zamanda kendine ait özgünlükler içermesidir.
London’un bu yazıda ele almak istediğim özelliği ise, eserlerinde hayvanların davranışlarını çok iyi bir gözlemci olarak ele almasıdır. Jack London inanılmaz gözlem ve empati yeteneği ile okuyucuyu kendisine hayran bırakır, üslubu ile oldukça ön plandadır.
Örneğin; Beyaz Diş romanında yavru bir kurdun mağaranın dışına doğru bakarken gördüğü ışıktan bir duvar gibi görünen mağara çıkışı, o ışığın bilinmezliği ,merak ve korku uyandırışı, yavru kurdumuzun o an hissetikleri… Roman, okuyuculara güçlü bir duygu yelpazesi sunar ve Jack London'ın yazı tarzını, vahşi doğanın tasvirlerindeki güçlü betimlemeleri ve karakterlerin derinlikli portreleriyle tanımlar.
Her Jack London okuyucusu bilir ki bu portrenin daha iyi bir anlatımı olamazdı.
Yahut Vahşetin Çağrısı’nda Bucks’ın başından geçen serüven her ne an bizlere bir sonraki satırı merak ettirir. Karlar altında, soğuk zamanlarda geçen eser Bucks’ın başından geçenleri anlatırken aynı zamanda insan, hayvan ve doğa ilişkisini akıcılıkla birleştirir.Roman, Buck'ın içsel dönüşümünü, doğaya uyum sağlama sürecini ve hayatta kalma mücadelesini anlatır.
Yaşamı boyunca macera dolu bir hayat sürmüş olması, London'un gözlemciliğinin gelişmesindeki en önemli etkendir belki de. Genç yaşta çeşitli işlerde çalışmış, gemici olarak denizlerde seyahat etmiş ve altına hücum sırasında Altın Arama Dönemi'ne katılmıştır. Bu deneyimler, eserlerine derinlik kazandırmış ve onun yazılarında macera ve doğa temasının güçlü bir şekilde hissedilmesini sağlamıştır.
Günümüzde gerek ülkemizde gerek dünyada hayvan davranışları ve psikolojisi ile ilgili çok fazla eser ve makale bulunsa da bir edebiyatçı olarak London, güncelliğini hala korumaktadır.
KURTUL DURNA
ETİKETLER