EĞİTİMCİ ŞAİR YAZAR BEHİCE AKÇA KARADENİZ İLK YAZISIYLA ÇINARALTI'NDA : "SEVGİDE BULUŞMAK"

12/21/2024

SEVGİDE BULUŞMAK

Sevgisizliğin dünyamızı çepeçevre kuşattığı, sevgi kirliliğinin yaşandığı, sevgi denen o erdemli duygunun bencilliğe, çıkarcılığa, dalkavukluğa, köşe dönmeciliğe dönüştüğü, fütursuzca ve saygısızca bazı ağızlarda kirletildiği, sevgi adına gençlerin birbirinin canına kıydığı bu günlerde sevgiden söz etmeden yazı yazmanın çok yavan olacağını düşündüm.

Sevgi… Söylerken bile insanın içini aydınlatan, yüreğini titreten bir duygu. Duyguların en güçlüsü, en erdemlisi, en soylusu. Nice şairlere şiirler yazdıran, aşıklara türküler söyleten, şarkılar besteleten, koca koca laflar ettiren bir duygu.

Ben bütün güzelliklerin, iyiliklerin, paylaşımın ve barış içinde yaşamanın yolunun sevgiden geçtiğine inanlardanım. Sevgi ninnileri ile uyutulan, sevgi ortamı içinde büyütülen, sevgi ile kuşatılan, sevgi ve sevmek öğretilen bir insanın kötü olabileceğine inanamam. Hani koca koca laflar eder, billboardlara yazarız ya ‘İçki, kumar bütün kötülüklerin anasıdır’ diye. Bunları söyleyerek kendimizi kandırıyor, sevgisizliğimize kılıf arıyoruz bende. Çünkü bütün kötülüklerin anası sevgisizliktir. Kendini sevmeyen, sevmeyi bilmeyen bir yürek düşünebilir misiniz sevgiyle çarpsın? Sevgiyle işlenmemiş, yoğrulmamış bir beyin gösterebilir misiniz dostluklar kursun, barışık olsun, sevgiyle baksın.

Sevgi bizi bütün kötülüklerden arındırır. Bir çiçeği seversiniz, koparmaya kıyamazsınız. Bir böceği seversiniz , öldüremezsiniz. Bir insanı seversiniz, incitemezsiniz. Bilirsiniz ki zarar vermek ve incitmek en çok sizi incitir, sevginizi zedeler.

Dil bilimcilerimiz sözcüklerde sevgiyi; ‘ İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu ‘ olarak tanımlamışlardır. Bence bu sevgi tanımı çok yavan ve kurak bir tanımdır. Çünkü ;

Sevgi, hoşgörüdür, paylaşımdır, yardımlaşmadır, saygıdır, aşktır.

Sevgi; almadan vermek, dinlemek, anlamak, karşılık beklememektedir.

Sevgi bir annenin çocuğuna yaptığı gibi koşulsuz, nedensiz, saf ve temiz duygularla yaklaşmak, sevmektir.

Sevgi; düşünceler, fikirler ne olursa olsun ortak noktalarda birleşmek, buluşmak, yanlışları düzeltmek, öz eleştiri yapabilmektir.

Sevgi; ekmek gibi, su gibi nimettir. Emek ister, alın teri ister. Çünkü size başkalarına sunasınız diye verilen, Tanrı’dan emanettir.

Sevgi; barıştır, kardeşliktir, dostluktur, yarenliktir, kötülükleri yenmede en büyük güçtür.

Hani bir yerimiz ağrıdığında ya da üşüdüğümüzde, yatış şeklimiz değişir. Bir yanımıza döner, bir elimizi yanağımızın altına bir elimizi göğsümüze koyar, ayaklarımızı karnımıza toplarız. Normal zamanlarda istediğimiz gibi yattığımız halde kendimizi çaresiz, yalnız ve rahatsız hissettiğimizde yatış pozisyonumuz genellikle değişir ya, bence bunun nedeni, vücudumuzu anne karnındaki durumuna getirmek, kendimizi güvende ve sevgi içinde hissetmek, yalnız olmadığımızı, sevildiğimizi duyumsamaktır. Çünkü kendimizi annemizin sevgisine bırakmışızdır. Ağrılarımızı unuturuz, üşümelerimiz geçer. Bundan daha büyük sevgi kanıtı ne olabilir ki.

Sevginin gücünün neler yapabileceğini bir annenin yavrusu için gözünü kırpmadan her şeyi yapmasından, gerektiğinde canı pahasına korumasından daha iyi ne ile anlatabiliriz ki.

Öyleyse birbirimizi sevelim, sevgimizi göstermekten ve söylemekten korkmayalım. Sihrine ve gücüne inandığımız o iki sihirli sözcüğü ‘Seni Seviyorum’ u söylemekten imtina etmeyelim. ‘Seni Seviyorum’ u yürekten duyarak hissederek söyleyelim.

Leyle ile Mecnun, Ferhat ile Şirin ya da Romeo ve Juilet gibi veya Ali gibi, Ayşe gibi, Mehmet gibi, Fatma gibi sevelim birbirimizi. Sevgimize ket vurulmasına izin vermeyelim. Ama her şeyden önce kendimizi sevelim. Her gün aynaya bakıp, kendimizi seviyorum diyelim. Bunu megalomanlık olarak görmeyelim. Bilelim ki kendini sevmeyenin sevgisi olamaz ki başkalarına verecek. Kendimizi sevelim, kendimizle barışık olalım ki çocuklarımızı sevgiyle büyütelim, minicik yüreklere sevgi tohumları aşılayalım, gelecek nesiller sayemizde sevgisizlikten kurtulsun.

Sevelim ki, köprü altı çocukları, tinerciler, kapkaççılar, hırsızlar olmasın.

Sevelim ki, analar çocukları, genç kızlar sevgilileri, çocuklar babaları, gelinler kocaları için ağlamasın. Göz yaşının yerini sevgi ve mutluluk alsın.

Sevelim ki, töre cinayetleri, berdeller, kan davaları son bulsun.

Sevelim ki, bize emanet edilen kimsesiz yavruları ‘Allah ne verdiyse’ deyip dövmeyelim.

Silahlar sussun, dostluklar ve barış konuşulsun, gelecek nesillere barış içinde güzel yarınlar sunulsun.

Sevelim ki, etrafımızda sevgiden bir çember, içimizde sevgi yumağı oluşsun. Herkese verecek kadar sevgimiz olsun.

Sevelim ki, yer yüzünden kin ve nefret silinsin, dostlukların, iyiliklerin üstüne çöreklenen kötülük bulutları dağılsın.

Sevelim ki, sevgi pozitif düşünmemizi, hoşgörülü, saygılı olmamızı sağlasın. Ruhsal, sinirsel ve fiziksel dengemizi korusun.

Sevelim ki, sevgiden yana söyleyecek bizim de sözümüz olsun. Biz dünyaya gülelim o da bize gülsün, sevgimiz hayat kaynağımız olsun.

Sevelim ki, küçük kızgınlıklarımız, büyük dostluklarımızı, aşklarımızı bitirmesin.

Sevelim ki, her günümüz, bir önceki günümüzden sevgi yönünden daha kazançlı bir gün olsun. İçimiz sevgiyle dolsun.

BEHİCE AKÇA

KARADENİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI