ARAŞTIRMACI YAZAR HALİDE HALİD SİZLER İÇİN ÖNEMLİ BİR KONUYA PARMAK BASIYOR


SUÇLUYU NEREDE ARAYALIM ?
Günümüzde medya ajansları, televizyon, radyo, internet sosyal hayatın her alanında özel bir itibar ve popülerlik kazanmıştır.
Bu nedenle, çeşitli medya kurumlarını finanse ederek kamuya açık bilgilerin üretimi ve tüketimi için büyük miktarda para harcanmaktadır.
Sosyal bilgiler artık kamu merakını, uluslararası ilişkileri güçlendirmeye ve desteklemeye hizmet ediyor.
Her gün yeni haber ve konuları bulup okuyucunun anlayabileceği şekilde sunmak her basının asıl ve önemli görevidir.
Hafif, sıradan, milli değerlere, kültürümüze zarar verebilecek bilgiler, gazeteciye veya çalıştığı medya kurumuna olumlu geri dönüş veya yüksek bir imaj getirmez.
Basın, okuyucunun öğrenmek istediği bir okuldur. Basın, okuyucuyu iyi yönde eğiten bir mabettir. Onu o öğrenciye objektif şekilde tanıtmak ve aktarmak gazetecinin doğrudan görevidir.
Maneviyat konusu geniş anlamda herkesi, bir suçluyu bile düşündürebilecek bir konudur.
Bu konuda yazan gazeteci, bu kavramı derinlemesine anlamalı ve toplumda maneviyat hakkında olumlu bir fikir oluşturmak için yorulmadan çalışmalıdır.
Bir gazeteci, okuyucuya yanlış kişileri örnek, doğru kişileri ‘yanlış’ biri olarak empoze edebilir.
Bir gazetecinin hedefi okuru ve ya izleyicini ezen bir haberle reyting kazanmak değil, onun maneviyatına ve ruhuna ışık tutabilecek bir haberle reyting kazanmak olmalıdır.
Gazetecilik mesleği, meslekler arasında en üst sırayı hakedebilecek meslektir.
Her geçen gün gelişen küreselleşme, entegrasyon ve bilgi teknolojileri çağında yaşayan yaratıcı beyin insanı, toplumun her alanda gelişmesinde rolü olan kişidir.
Profesyonel bir gazeteci, mesleğinin bilim adamı olarak kabul edilir. Akademik derecesini yeni fikirleri, yeni düşünceleri, yeni araştırmaları ile kazanıyor, çünkü her sabah veya akşam siteyi açtığında sadece iğrenç tecavüz - anne babaya, akrabanın öz kızına, kız kardeşine, yeğenine tecavüz, çeşitli korkunç suç olaylarının detaylarıyla dolu haberlerle karşılanmıyor.
Onu ciddi, sorumlu, doğru kaynaklı bilgiler de selamlıyor.
Bir zamanlar kurucusu ve editörü olduğum (2015-2020) sitesinde gözlem yapmaya karar verdim.
Bu nedenle, sitede sık sık şov dünyası skandalları, tecavüz ve ceza davaları hakkında haberler yayınladık.Ve o bilginin takipçi sayısı ile ciddi bilgilerin, araştırma, bilimsel yazıların takipçi sayısını karşılaştırdık.
Tanık olduğum gerçekler şaşırtıcı görünse de, şaşırmadım çünkü sonuç, yıllardır biriken gözlemlerimi haklı çıkardı.
Mesela ciddi bir haber yüz defa okunuyorsa, bu haber en az iki, üç bin defa okunuyordu.
Bilgi, her insanın sahip olmak istediği bir hazinedir. İster eğitimli, ister eğitimsiz herkes ona ulaşmak ister. Konu ne olursa olsun, herkes ne kadar çok bilgiye sahipse, o kadar zengin olduğunu düşünür.
Ancak aldıkları bilgilerin sosyal ve özel yaşamlarını nasıl etkileyeceğini sorarak yola çıkmak gerekiyor.
Bugünün televizyon programlarının içeriğinden örnek alıp, yarın veya öbür gün sosyal ve özel hayatlarına aynı şeyleri yansıtan insanlarla ilgili bir haber hazırlayarak eleştirdiğimiz konulara asla çözüm bulamayız.
Örneğin 13-14 yaşlarında bir çocuğun kendisini izlediği dizideki ana kahramana benzeterek kabadayı zannetmesi sonucunda işlediği suç, medyaya yeni bir olarak yansır.
Okulda veya dışarıda bir haber çıkar ve ertesi gün bir anne çocuğuna dersleri asması ve dizi izlemesi için izin verirse yukarıda bahsettiğim konu asla toplumumuzun kurtuluşu olamaz.
Tabii her insanın zevki, hayata bakış açısı, düşünceleri tamamen farklıdır. Birini herhangi bir fikrin peşinden gitmeye zorlamak imkansızdır.
İnsan var bir ömür izleyebileceği bir program olmasa bile şov proqram izlemez. İnsan var ömrünü şov programlar, diziler izlemekle geçirir, insan var bütün günü (zaman buldukça) haberler, belgeseller izler. Tabii bu listede hepsini harmanlayan insanlar da var.
İşten eve yorgun döndüğünüzde, yorgunluğunuzu üzerinizden atmak ve beyninizi yüklerden arındırmak için bazen şov program veya dizi izlemek istersiniz.
Modern dünyamızda hiç kimse asla pembe dizi izlemem diyemez çünkü hepimizin önümüzdeki hafta bizi bekleyen bir pembe dizisi vardır.
Olsun, ama bu dizilerin çocuklarımızın, bebeklerimizin gelecek yaşamlarına gölge düşürmemesi için çaba sarf etmeli ve önlemler almalıyız.
Dizi izlemeyi çocuklarıyla vakit geçirmekten daha önemli bulan anneler var.
Aradan beş, on yıl geçmesine rağmen bu çocukların ahlaklarındaki ve psikolojilerindeki boşluk bir ömür boyu kapanmıyor.
Tüm bunların önlenmesinde basın en büyük araçtır.
Sözlerimi Azerbaycan gazeteciliğinin unutulmaz ustalarından biri olarak kabul edilen ve birçok gazetecinin hocası olan merhum Nurettin Babayev’in güzel sözleriyle bitirmek istiyorum:
“Eğitimci olmak isteyen önce kendisini eğitmelidir.”
HALİDE HALİD
ETİKETLER
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Araştırmacı Yazar