SON YOLCULUK



SON YOLCULUK
Kırık ayaklı tahta iskelede
İlk karın ayazladığı
sureti kararmış bir mevsime
düşüyor ömrüm
Kulaklarıma çarpan
mağrur kuş sesleri sonbaharın
dağdağalı avuçlarımda
ığıl ığıl toprağın koynuna süzülen
siyah pelerinli bir ölüm ırmağı
Karşımda köhne kır kahvesi ıssızlığı
kalın duvarlarım
soğuk umarsız ve diz boyu
ağustos da çekildi
gök kubbenin yelkeninden
Benzi sarardı tenime kuşandığım
kızıl gelincik tarlalarının
aklımın kuytularında
anlamsız türküler mırıldanıyor
son virajı dönmeye yekinen Yağmur
GÜLÇİN YAĞMUR AKBULUT