O AĞAÇ ÜŞÜDÜ MÜ ACABA



O AĞAÇ ÜŞÜDÜ MÜ ACABA
rüzgârda titriyordu
gördüm az önce yürüyüşte
akşam düşerken dere boyuna
içim ürperdi soğuktan
deli soru düştü beynime
ağaç da üşür mü acaba
acı hışırtı ağıt gibiydi
ağaç da üzülür mü acaba
dalından kopan yaprağa
savruk yaprak
kavruk yaprak
seni kucaklar bir tek toprak
düşsen de yanık gönlüme
ince kuş sesi ne dedi
gece dökülürken gökten
köpek uyur ağaç dibinde
yatağı kuru yaprak
uğultu korkuttu korkuyu
ağaçlar arasında çaresiz
dost ağaç dost köpek
yürüyüp gitmek sporum
söküp götüremem sizi
sıcak salonuma
boşuna heveslenmeyin
HAYRİ SARI
eşim de kızar
istemez ha
kudurma rüzgâr
kasımdayız daha
bahar yaz dostlarıma vefasızım
sabahı bekle ağaç bu gece de
kısa kesilmiş çim kıpır kıpır
sarı yaprakla öpüşür
kedi işin ne bu esintide
ne gezer fare şimdi
yalnızlığa karanlık çöker
çekilirken sıcak evime
beynimi kemirir soru yine
ağaç da uyur mu acaba
kestirip gizlice
görmedim gözlerini
canlıda can bulurum
doğa yürüyüşünde
sabahı zor bulurum
merak ederim hep
o ağaç üşüdü mü acaba