BİR HAKAN KOÇAR ŞİİRİ: "METAFOR"

METAFOR

Boşluğa düşen cisim gibi ruhum,

sessizliğin nabzını tutuyor şimdi.

Zamanın camında akıp giden

o ince çatlakta asılı kalmış bir yankı.

Ne hızım var ne de yere değen bir gölgem,

yerçekimi bile tereddüt ediyor sanki.

Düşmek mi bu,

yoksa yavaşça unutulmak mı?

Bir merdiven kuruyorum içimde,

basamakları sorulardan

“İnsan ne kadar eksilirse

kendine o kadar mı yaklaşır?”

diye fısıldıyor karanlık.

Göğsümde eski bir istasyon:

kalkmayan trenler,

adı konmamış vedalar.

Bilet gişesinde bekleyen bir çocuk

“Dönüş var mı?” diye soruyor herkese.

Cevaplar rüzgâr gibi;

dokunup çekiliyor,

ardında hiçbir iz bırakmadan.

Gökyüzü bazen içime devriliyor,

yıldızlar kırık birer hatıra.

Parladıkça acıtıyor.

Oysa ışık dediğin,

biraz da gecenin sabrıdır,

değil mi?

Ey kalp,

hangi boşluk seni bu kadar büyüttü?

Hangi eksik

bu kadar derin bir yankıya dönüştü?

Belki de düşmek

yukarıdan kopmak değil,

içine doğru açılan bir kapıydı.

Ve ben her savaşta

biraz daha kendime benzerim.

Şimdi susuyorum,

çünkü bazı duygular

ancak sessizliğin dilinde tamamlanır.

Boşluğa düşen cisim gibi ruhum,

ağırlığını değil

anlamını arıyor.

Ve belki de

yere değdiğim an

ilk kez yükseleceğim.

HAKAN KOÇAR