BİR FİRDEVS KIRGIN ŞİİRİ: "BEN KÖY ÖĞRETMENİ OLMAK İSTİYORUM"

FİRDEVS KIRGIN

BEN KÖY ÖĞRETMENİ OLMAK İSTİYORUM…

Ben köy öğretmeni olmak istiyorum…

Memleketimin sabah ayazında,

Buz gibi çeşmelerin başında,

Başakların rüzgârla eğildiği tarlalarda,

O eski, o kadim hayatın kucağında…

Yağmurunda ıslanıp çamuruna bata bata,

Karında üşüyüp sobasında ısınarak

Kendi toprağımın çocuklarına varmak istiyorum.

Ben köy öğretmeni olmak istiyorum…

Yanakları soğuktan al al olmuş yavruların

Avuçlarına sıcaklığımı bırakmak,

Henüz görmedikleri diyarları anlatıp

Bilmedikleri masallarla düşlerini çoğaltmak,

Küçücük dünyalarına ufuklar açmak,

Gözlerinin ardında saklı nice baharlara

Bir avuç umut, bir parça ışık olmak istiyorum.

Saçlarını taradığım,

Örgülerine beyaz kurdeleler bağladığım,

Minicik ellerinden tutup oyunlar oynadığım,

Mahcup bir edayla gözlerimin içine bakan

O güzel çocuklar benim olsun istiyorum.

Öyle usulca gireyim ki hayatlarına,

Varlığım hatıra değil,

Ömür boyu içlerinde taşıdıkları

bir yaren olsun.

Ben bilirim;

Bir çocuğu sevmek, bir ömrü onarır,

Bir güzel söz, nice karanlık sabahları aydınlatır.

Ben, bana emanet edilen o tertemiz bakışlarda

İnsanlığın en güzel borcunu ödemek,

Bir çocuğun yarınında olmak istiyorum.

Nice yaseminlerin bir dalında açmışsa ömrüm,

Ben de onların çocukluk bahçesinde

Beyaz çiçekli bir ağaç olmak istiyorum.

Gölgesinde korkularını unuttukları,

Dallarında hayallerini büyüttükleri,

Her mevsim yeniden umutlandıkları

Bir bahçe bırakmak istiyorum ardımda

Bir çift masum gözün içten gülüşünde

Kaybolmak istiyorum.

Ben köy öğretmeni olmak istiyorum…

Kardan kaleler yaptığım o eski günlere,

Çamurdan evler kurduğum çocukluğuma,

Sobanın başında kurumaya bıraktığım

eldivenimden süzülen damlaya dönmek…

Her biri bugün gibi hafızamda duran

O küçücük mutlulukları yeniden yaşamak,

Belki okuduğum okulun kapısından geçerken

Küçük benliğimle göz göze gelmek istiyorum.

Bir zamanlar sıralarında oturduğum sınıflarda

Bu kez yarınlara ışık tutan ben olayım;

Dünün çocuğu, bugünün öğretmeni olarak

Kendi hikâyeme yeniden başlayayım istiyorum.

Bunca yıl çabaladım, durdum.

Nice yollar aştım, nice yüzler gördüm.

Dünyanın öğrettiği ne varsa cebime koydum;

Şimdi içimde biriktirdiklerimi

Bir avuç köy çocuğunun avucuna bırakmak,

Onlara yalnız okumayı değil,

İyiliği, merhameti de öğretmek istiyorum.

Bir harfin ucundan koca bir dünyaya uzanıp

Her birinin alnına aydınlık bir gelecek yazmak,

Küçük yüreklerine sönmeyecek ateşler yakmak istiyorum.

Ne uzak şehirlerin ışıkları çağırıyor beni

Ne kalabalık caddelerin telaşı…

Benim özlediğim, yağmurdan sonra toprak kokan yollar;

Bir okul zilinin yankılandığı yamaçlar,

Sabah erkenden kapısında bekleyen çocuklar,

Boylarından büyük çantalarıyla koşup gelen

O mahcup, o yoksul, o dünyalar kadar zengin bakışlar…

Ben onların yarını olmak istiyorum.

Bir defterin boş sayfasına düşen ilk cümle,

Bir kitabın arasında unutulmayan çiçek,

Korktuklarında sığındıkları güvenli bir liman,

Üşüdüklerinde içlerini ısıtan bir ocak…

Hayatın karşılarına çıkardığı bütün yokuşlarda

Kendilerine inanmayı hatırlatan

Sessiz ama sağlam bir iz bırakmak istiyorum.

Ben köy öğretmeni olmak istiyorum…

Kendi memleketimde,

Kendi çocukluğumun izlerini taşıyan yollarda,

Her karışında bir hatıramın uyuduğu

O kadim diyarda yeniden kök salmak istiyorum.

Ayazı yüzüme vursun, yağmuru saçlarıma düşsün;

Yeter ki sabahları çocuk sesleriyle uyanayım,

Yeter ki bir sınıfın kapısını açarken

İçimdeki bütün yorgunluklar dışarıda kalsın.

İnsan yıllarca yürür de

Aradığı yerin hep ardında kaldığını sanır.

Oysa yollar insanı uzaklara değil,

Kendi başlangıcına götürür.

Benim yolum her defasında doğduğum toprağa çıkıyor;

Özlediğim hayat, çocukluğumun izinde duruyor.

Biliyorum:

İnsan en çok, kendinden bir parça taşıyan yerde

Kendini tamamlıyor.

Ben köy öğretmeni olmak istiyorum…

Bir çocuğun soğuk ellerini avuçlarıma alıp

İçimde sakladığım sıcaklığı paylaşmak,

Bir duanın en güzel yerine adımı yazdırmak,

Bir ömrün yorgunluğunu unutmak istiyorum.

Ve günün birinde,

Akşam güneşi köyün yamaçlarından çekilirken,

Sınıfın kapısını son kez kapatıp

Arkamda gül kokulu bir gün,

Tahtada yarım kalmış bir kelime,

Sıralarda unutulmuş birkaç düş bıraktığımda

İçimden yalnızca şu cümle geçsin istiyorum:

Ait olduğum yerdeyim, huzurun eşiğinde.