BEHİCE AKÇA KARADENİZ YAZDI: "KADINLAR GÜNÜNDE KADIN OLMAK"

BEHİCE AKÇA KARADENİZ

KADINLAR GÜNÜNDE KADIN OLMAK

Ülkemizde kadın olmak her zaman çok anlamlı ve bir o kadar da zordur. Ama “Dünya Kadınlar Gününde” kadın olmak çok daha anlamlı ve çok daha zordur. Çok daha anlamlıdır çünkü; kadınların ve kadın sorunlarının bir günlük bile olsa ayrıcalıklı anılmasını, hatırlanmasını ve ele alınmasını sağlamak için bir basamak ve adım olmaktadır. Çok daha zordur çünkü; bize, biz kadınlara yüklediğimiz hak arama, eşit olma, karşı çıkma ve dur deme çalışmalarına daha bir sıkı sarılmamızın gerekliliğini düzeltene ve düzene sokana kadar bıkmadan usanmadan yinelememiz, hatırlatmamız gerektiğini anımsatmaktadır. Sadece ülkemizde mi bu böyledir. Hayır. Dünyanın her yerinde kadın olmak zordur. Çünkü dünyanın her yerinde toplumların erkek egemen ideolojileri vardır. Bu da kadınların hayatını İran’da, Suriye’de, Irak’ta, Almanya’da, Amerika’da … Türkiye’den ne daha az ne de daha çok etkilemektedir. Dünyanın her yerinde kadınlarımız ailede, iş yerinde, sokakta cinsel tacizlere uğrar, cins baskısı yaşarlar. Ülkemizde bütün bunların yanında kadınlarımız babalarından, erkek kardeşlerinden, aile büyüklerinden, kocalarından dayak yer, fiziksel şiddete maruz kalır, töre cinayetlerine kurban edilir, berdel verilirler.

Ülkemizde kadınlar eğitimli ya da eğitimsiz her işte çalıştırılmaz. Toplumumuzda adeta kadın ve erkekler için iş ve meslek seçimleri yapılır. Bazı meslekler kadınlara göre değildir. Kadınlar her meslekte başarılı olamazlar diye düşünülür. Oysaki kadınlarımız her işte başarıyı daha çabuk yakalar, çünkü sabrı ve gücü çoktur. Burada bahsettiğim güç kaba kuvvet, bilek gücü ve fiziksel güç değildir tabiki.

Oğluna söz verdiği, arkasından ağlamayacağım dediği için şehit oğlunun arkasından içi kan ağlarken, yüreğine ateş düşmüşken, dünyasında depremler yaşanırken, hayatı cehenneme dönmüşken ve kendisi için yaşamın hiç bir anlamı kalmamışken ağlamayan bir anneden daha güçlü kim olabilirki? Kim bu güç karşısında eğilmez, erimez ki.

Geleneksel ve göreneklerine körü körüne bağlı toplumlarda kadın bir yandan göklere çıkarılır gibi yapılırken bir yandan aşağılanır. Çünkü öyle toplumlarında kadınlar ve erkekler doğuştan farklıdırlar. Kadınlar ve erkekler için nasıl olmaları gerektiğine ilişkin modeller hazırdır. Erkek güçlüdür, mücadelecidir, herkesten üstün olmaya özen gösterir bu yüzden de kol kanat gericidir. Kadınlar asla mücadeleci değil, pasiftir, korunmaya ihtiyaçları vardır. Sizce bu kalıba uygun görmüş bir toplumda sizi sosyal ve siyasal hayata katılmadan alıkoyan yalnızca toplumdur? Hayır. Çünkü sizi bunlardan alıkoyan üstlendiğiniz gündelik hayattaki kadınlık görevlerinizdir. Kimse sizden istemese bile içinize işletmiş oldukları bağımlılıklar zinciridir. Sizin sosyal, siyasal ve sanatsal yaratıcılığınız babaerkil aile içinde aşındırılır, sonra da erkek egemen toplum buna destek verir.

O halde kadın olarak ne yapmalıyız. Kadın olarak kendimizin farkına varmalı, kendimize değer vermeli, bağımlılık zincirlerini kırmalı, haklarımızı öğrenmeli, bilmeli ve bunu çevremize anlatmalıyız. Bu çevreye ana, baba, kardeşler, arkadaşlar, eşler, çocuklar ve herkes dahil edilmelidir.

Kadın olarak başkalarının verdiği kararlarla değil, kendi kararlarımızla yaşamanın tarihin geriye gidişine dur diyebilmenin tek yolu olduğunu bilmeliyiz.

Kadınlar, kadınlarımız.. toplumun erkek egemen ideolojisinin belirlediği dar bir çevrede yaşatılmak istenen diğer yarısı

Kadınlarımız.. susanlar, konuşanlar, işçiler, işsizler, çalışanlar ve işsiz sayılan ev kadınları

Kadınlarımız.. boyun eğenler, onurlarına sahip çıkanlar, hayır demeyi bilenler.

Kadınlarımız.. kötülüklere, boyun eğdirenlere, boyun eğmişliklere ve sistemin ortak ürünü olan kadın tipine hayır diyenler.

Kadınlarımız.. sevdasıyla görenler, hayata direnenler, yaşamak direnmektir diyenler. Direnmek için bilmek gerektiğini bilenler. Bilmenin merak etmek, sormak, sorgulamak, hayır demeyi öğrenmek ve öğrendiklerinin yaşamında yansımasını bulmak olduğuna inananlar.

Türkiye’de kadın olmanın ezilmek, horlanmak, ikinci sınıf vatandaş sayılmak, törelere kurban edilmek, berdel olmak olduğunu kanıksayanlar gelin birlik olalım, birbirimize kenetlenelim, direnelim, çalışalım, öğrenelim, bilelim, karşı çıkalım, haklarımızı arayalım ve ışıklar yakalım her adım başında kendi adımıza.

Atamızın “Dünyada hiçbir milletin kadını ‘Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim’ diyemez. Belki erkeklerimiz istilâ edenlere karşı süngüleriyle düşmanın süngülerine göğüs germekle karşısında hazır bulundular, fakat erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.” sözlerini unutmayalım, unutanlara hatırlatalım. Dünya Kadınlar Gününü bu duygularla dönmesini sağlayalım.

Tüm dünya kadınlarının gücünü, kadınlarımızın göz yaşlarının dinmesini, yaşam hakkının elinden alınmamasını, eşit haklara sahip olması doyasıya kahkaha atması ,özgürce yaşaması dileğiyle kutluyorum.

Behice Karadeniz

Öğretmen