ARAŞTIRMACI YAZAR HALİDE HALİD YAZDI : "TAKVİMDE BİR GÜN, OYSA BİR ÖMÜR: ANNE"
TAKVİMDE BİR GÜN, OYSA BİR ÖMÜR: ANNE / Halide HALİD
Takvimler yine aynı şeyi yapacak…
Bir günün üzerine kırmızı bir kalp koyup adına “Anneler Günü” diyecek.
Televizyonlarda reklamlar dönecek, sosyal medya sevgi cümleleriyle dolacak, milyonlarca fotoğraf paylaşılacak. Bir gün boyunca herkes annesini hatırlayacak.
Sonra ertesi gün hayat kaldığı yerden devam edecek.
İşte insanın içini en çok burası acıtıyor. Çünkü anne, aslında bir güne sığabilecek bir insan değildir.
ANNE-cennet ayakları altına serildiği varlıktır.
ANNE-bir çocuğun dünyaya açılan ilk penceresidir, ilk duasıdır, ilk öğretmenidir, ilk sığınağıdır.
İnsan büyüdüğünü zanneder ama annesinin sesini duyunca hâlâ çocuk olduğunu anlar.
Bugün modern hayat bize birçok şeyi öğretti ama bazı değerleri de sessizce elimizden aldı.
Aynı evin içinde birbirine yabancı yaşayan insanlar çoğaldı.Aynı sofrada telefona bakan çocuklar arttı.
Ve ne yazık ki anneler, en çok kalabalıkların içinde yalnız bırakıldı.
Oysa annelik sadece doğurmak değildir…
Annelik; gecenin bir yarısı uykusuz kalmaktır. Kendi derdini içine gömüp evladına gülümseyebilmektir.
Sofradaki son lokmayı sessizce çocuğuna bırakmaktır. Kırılmış olsa bile “Ben iyiyim” diyebilmektir.
Bir annenin hayatında mesai saati yoktur, izin günü yoktur, emekliliği yoktur.
Anne bazen evladının öğretmeni olur, bazen doktoru. Bazen psikoloğu olur, bazen arkadaşı…
Ama çoğu zaman kendisinin evladına daha çok ihtiyacı olduğunu kimseye gösteremiyor.
Evladı yakınında olsa bile hep onu özlüyor…


İnsan bazı gerçekleri çok geç anlıyor…
Mesela annesinin mutfaktan gelen sesinin bile bir gün özleneceğini…
“Yedin mi?” sorusunun aslında sevginin en saf hâli olduğunu…
Kapıyı açınca duyulan “Hoş geldin” cümlesinin bir ömür insana güç verdiğini…
Ve bazı anneler vardır ki onların acısını tarif etmeye kelimeler yetmez. Kimdir onlar?
Onlar, evladını vatana emanet eden ŞEHİT anneleridir…
Bir fotoğrafla yaşayan, bir ses kaydına sarılarak ayakta duran annelerdir…
Onların gözlerinde hem tarifsiz bir gurur hem de dinmeyen bir acı vardır.
Bu millet bugün huzur içinde yaşıyorsa, bunda ŞEHİT annelerinin sessiz gözyaşlarının payı çoktur.
Belki de bugün yapılması gereken en önemli şey, pahalı hediyeler almak değil, hayatta olan annemize sarılabilmektir.
Bir telefon açabilmektir, bir “İyi ki varsın anne” diyebilmektir.
Çünkü insan, annesini kaybettikten sonra anlıyor, bazı boşlukların dünyada hiçbir karşılığı olmadığını.
Başta ŞEHİT anneleri olmak üzere, yüreğinde evlat sevgisi taşıyan bütün annelerin ellerinden saygıyla öpüyorum.
ANNELER gününüz kutlu olsun, dünyayı ayakta tutan varlıklar.
