ARAŞTIRMACI YAZAR HALİDE HALİD' DEN ÖNCE VATAN SERİSİ ÖZEL YAZISI 4 : "BİR GÜN GELEN. BİR GÜN GİDER"

Önce Vatan Serisi
BİR GÜN GELEN, BİR GÜN GİDER / Halide HALİD

ŞEHİTLİK-iman, Vatan, millet uğrunda ölümün gözüne dik bakan insanların fethettikleri yüce zirvedir.

ŞEHİTLİK-halkı zafere götüren yolda savaşa katılan yiğitlerin dileğidir.

ŞEHİTLİK-Vatan uğrunda canlarından geçenlerin kahramanlık destanıdır.

"Önce Vatan "serisinde sizinle tanıştıracağım sıradakı kahramanımın 19 yaşı var.

19 yaşlı kahramanım, 19 yaşlı yiğidim, 19 yaşlı ŞEHİTİM.

Azerbaycan’ın Guba ilinin Grız köyünde doğan, dağların havasını içine çeken yiğidim, Elçin’im.

Elçin Guba’da doğsa da, orada yaşamamış, ailesi 2001 yılının son baharında Haçmaz ilinin Aşağı Leger köyüne taşınmış. Kahramanım o köyde okula gitmiş, o köyde büyüyüp, asgerlik çağına gelmiştir.

Ağabeyleri Hasanağa, İbrahim, İman ve Behrem’den sonra onun hayat hikayesini yazmaya karar verdim.

Allah nasip ederse, Elçin’in ardından diğer ağabeyleri ve kardeşleriyle de sizleri tanıştırırım.

Onların her biri bu dünyanın kısa süreliğine misafirleri olsalar da, sonunda her biri CENNETE giden yolun yolcusu, ebedi dünyanın ebedi SAKİNLERİ oldular.

Onlarla ilgili yazmaya başladığım günden beni sanki büyülemişler gibi gözlerim her tarafta onları görüyor, her an onları yanımda hissediyorum.

Onları sanki bir ömür tanımışım gibi hissediyorum kendimi.

Şu satırları kendisiyle konuşmadan yazıyorum. Zaten ben yazdıkça her kelimemi okuyor.

Baban Eldar Bey diyor ki, aşırı vatansever, sıcak kalpli, samimi bir gençtin. Kimsenin kalbini kırmaz, sporla ilgilenirdin.

Öğretmenlerin ise senin okuldayken fen bilimlerine büyük ilginin olduğunu söylüyorlar. Bu ilginin savaş döneminde senin keskin atıcılık yapmana çok yardımı dokunmuş.

Keskin nişancı olarak düşman yüzerine kurşunlar yağdırmışsın.

"Bir gün gelen, bir gün gider..."

Bu dünyadaki not defterinde yazdığın son sözlerdir bunlar.

Elçin’im, çok doğru yazmışsın, "bir gün gelen, bir gün gider..."

Gelirken herkes aynı gelir bu dünyaya, giderken ise farklı yollardan giderler.

Kimi hastalıkla, kimi kaza nedeniyle, kimi de yaşlanarak bu dünyaya veda eder.

Ama ŞEHİT kadar mutlu kimse gidemez. Onun gibi CENNETİN kapısı kimseye sorgu-sualsiz açılmaz. Onun gibi kimseyle ilgili hala hayattaymış gibi konuşulmaz.

ŞEHİT yüce Yaradanın mekanını tayin ettiği İNSANDIR. Bence SEN de bir gün o güzel yolun yolcusu olacağını hissederek yazmışsın bu sözleri.

Annen Mahire hanıma cephe arkadaşlarından biri onun rüyasına geldiğini söylemiş. Ona

"anneme söyleyin bir daha ağlamasın. Benim yerim öyle güzel ki, öyle rahat ki" demişsin.

Şu sözlerinle sanki annenin, babanın, kardeşinin sabrına sabır katmışsın.

Mahire annen nasıl da utangaç bir hanımdır. Seninle ilgili, başını yukarı kaldırmadan, hazin bir sesle konuşuyor.

Bence büyüklerden, aksakallardan utanıyor evladının hünerinden konuşurken. O yüzden bakışlarını yere odaklayarak konuşuyor.

Biliyorsun, Azerbaycan’da aksakal yanında evlada iltifat etmezler, çekinir, utanırlar.O yüzden annen de böyle konuşuyor.

Duyduğuma göre okuldayken kız kardeşin İrade senden daha iyi okurmuş. Diyor ki, kendimi överdim, düşünürdüm ki, ben kerdeşimden iyi öğrenciğim, puanlarımda onunkinden iyi.

Nerden bilecektim ki, gün gelir benim kardeşimi bütün memleket tanıyacak, bir kahraman gibi adı Vatanımın tarihine yazılacak.

Oğlum, sana bir şey söyleyeyim. Sizler bu dünyanın parıltısını değil, ebedi dünyanın nurunu üstün tuttunuz.

Odanızın (mezar taşı) kapısındaki resimlerinizden dahi nur dökülüyor.

Sanki SEN de, AĞABEYLERİN de, KARDEŞLERİN de Güneş gibi her tarafa şafak saçıyorsunuz.

Maşallah, korku bilmez yiğitsin. Komutanın PK’yı sokağın ortasına yerleştirip, düşmanın başına od yağdırdığını söylüyor. Diyor ki, gözünde hiç korku yokmuş. Düşmanı hedef seçtin mi bitti, kurşunun boşa gitmezmiş. Savaşa girerken de sanki düğüne, bayrama gidiyormuşsun.

Diyorum ki, keşke şimdi Vatanda olsaydım. Senin kısa hayat hikayeni yakınlarının videolarından değil, kendilerinden duyabilseydim.

Seninle ilgili bu kaç günde kafamda cevapsız kalan sorularıma belki cevap bulabilirdim.

Resimlerinde duruşuna bakıyorum. Onurlu, kartal bakışlı, bir daha tekrar ediyorum, ağabeylerin, kardeşlerin gibi dudaklarında utangaç tebessüm.

Sen yakınlarınla 19 yıl birlikte yaşadın, ama öyle bir makama yüceldin ki, fiziken veda ettiğin vatanda ebedi yaşıyorsun.

VATAN sana oğul dedi, sen de ona ANA dedin.

ANA VATAN sevgisi bütün sevgilerinin önüne geçti. Biliyormusun, bu sevgi sana ilahinin lûtfudur.

Demişler ki, "ilahi aşkı büyük olanlar Vatanı canlarından, kanlarından çok severler.

Seni bu aşk Vatan sevdalısı yaptı. Bu aşkın yolunda cismani uzaklığın gözüne dik baktın.

Yiğidim, Yüce Yaradan kalbimde sizlerin aşkını öyle depreştirmiş ki her satırımda yalnız sizlerden yazmak, sohbetlerimde yalnızca sizlerden konuşmak istiyorum.

Kalbim sanki sizleri dünyaya tanıtmak için çarpıyor. İki yıllık bir mesafe oldu aramızda. Benden asılı olmayan nedenler yüzünden. İki yıldan sonra sizleri tek tek bulmaya, tanımaya karar verdim. Sizler benim gücüme güç katıyorsunuz. Her birinizin öyle ilginç ömür yolu var ki...

İyi ki, sizleri tanımak için bu yola çıktım. Bu yol kolay yol değil, biliyorsun. Ama sizin çıktığınız yol kadar zor da değil.

Siz VATAN uğrunda silaha sarıldınız, ben de sizlerin uğrunda bilgisayara sarılmışım...

ÖZGEÇMİŞ:

Arazov Elçin Eldar oğlu 8 Ağustos 2001 yılında Azerbaycan’ın Guba ilinde sade, zahmetkeş bir ailede doğdu.

2019 yılının 1 Ekim tariinde Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin sıralarında askeri hizmete çağrıldı.

Azerbaycan Ordusunun askeri olan Elçin Arazov 2020 yılı 27 Eylül tarihinde Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri tarafından Ermenistan’ın işgali altında olan toprakların azat edilmesi ve Azerbaycan’ın arazi bütünlüğünün berpa edilmesi için başlanan Vatan savaşında iştirak etmiştir.

Sugovuşan’ın düşmandan temizlenmesi uğrunda çatışmalara katılmıştır.

Elçin Arazov 31 Ekim 2020 yılında Sugovuşan dövüşleri sırasında Goranboy ilinin Tap Karakoyunlu köyü istikametinde dövüş emrini yerine getirirken şehit olmuştur.

Azerbaycan'ın arazi bütünlüğünün temin edilmesi uğrunda giden askeri operasyonlara katılan ve harbi hisse karşısında konulan talimatların icrası zamanı görev borcunu şerefle yerine getirdiği için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 15.12.2020 yıl tarihli emrine istinaden Elçin Arazov ölümünden sonra "Vatan uğrunda" madalyası ile teltif edilmiştir.

Azerbaycan’ın arazilerinin işgalden azat edilmesi zamanı dövüş emirlerini başarıyla yerine getirdiği, düşmanın esas gruplaşmalarının mahvedilmesi, birliğin dövüş kabiliyetinin korunmasında seçildiğine göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 24.06.2021 yıl tarihli emriyle Elçin Arazov ölümünden sonra "Cesur dövüşcü" madalyası ile teltif edilmiştir.

Azerbaycan’ın Sugovuşan ilçesinin işgalden azat edilmesi uğrunda giden çatışmalara katılarak şahsi yiğitlik ve şücaet nümayiş ettirdiğine göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in emriyle Elçin Arazov ölümünden sonra "Sugovuşan’ın azat edilmesine göre" madalyası ile taltif edilmiştir.